İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /16. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 16. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2019/5238 K.2020/4222

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Esas2019/5238Karar2020/4222Tarih12 Ekim 2020Okuma4 dk · 781 kelime

KÜNYE

16. Hukuk Dairesi 2019/5238 E., 2020/4222 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Ekim 2020
Mahkemesi
ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava türü
KULLANIM KADASTROSU
Kanun yolu
TEMYİZ
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

781 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Kullanım kadastrosu sonucunda, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 435 parsel sayılı 10.240,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının edinme sebebinde, 6831 sayılı Yasa’nın 1744 sayılı Kanunla değişik 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan alanda kaldığı, üzerinde bulunan kargir ev ve narenciye ağaçlarının Mustafa oğlu ...’a ait olup bu kişinin kullanımında bulunduğu belirtilmek suretiyle.

437 parsel sayılı 8.400,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, kadastro tutanağının edinme sebebinde, 6831 sayılı Yasa’nın 1744 sayılı Kanunla değişik 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan alanda kaldığı, üzerinde bulunan betonarme ev ve narenciye ağaçlarının Mustafa oğlu ...’a ait olup bu kişinin kullanımında bulunduğu belirtilmek suretiyle Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.

Bilahare 2009 yılında yapılan güncelleme çalışmalarında taşınmazlar ifraz edilmiş, 435 parselin ifrazıyla dava konusu 816 ve 817 parsel sayılı taşınmazlar ile dava dışı başkaca taşınmazlar, 437 parselin ifrazıyla ise dava konusu 821 parsel sayılı taşınmaz ile dava dışı başkaca taşınmazlar oluşmuş.

816 ve 817 parsel sayılı taşınmazların ayrı ayrı davacı ... ile davalılar ... ve müştereklerinin kullanımında olduğu, 821 parsel sayılı taşınmazın ise yalnızca davalılar ... ve müştereklerinin kullanımında olduğu şerhi yazılmıştır. Davacı ..., dava konusu 816, 817 ve 821 parsel sayılı taşınmazları 1993 yılından beri kullandığını ileri sürerek, taşınmazların tamamının kendi fiili kullanımında olduğuna dair şerh verilmesi istemiyle dava açmıştır.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, dava konusu 816, 817 ve 821 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının beyanlar hanesinde bulunan kullanım şerhinin ayrı ayrı iptaline, yerine taşınmazların davacı ...'ın kullanımında olduğuna dair şerh verilmesine karar verilmiş, hükmün temyiz edilmesi üzerine,

Dairemizin 19.10.2015 tarih, 2015/5327 Esas, 11936 Karar sayılı ilamıyla “daha önce yapılan kadastro tespitleri sırasında fiili kullanıcı tespiti yapılan taşınmazlarda, güncelleme çalışmaları sırasında değişiklik yapılabilmesi için sonraki zilyetlerin, bu zilyetliklerini tapu kaydında yazılı fiili kullanıcıdan yasal bir yolla (akdi ya da irsi) devraldıklarını kanıtlamalarının zorunlu olduğu, somut olayda, 1983 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonucunda temyize konu 821 parsel sayılı taşınmazın fiili kullanıcısının ... olduğunun şerhi ile tespit edildiği ve tespitin 19.07.1983 tarihinde kesinleşmesi ile tapuya tescil edildiği,

2009 yılında yapılan kullanıcı güncelleme çalışması sonucunda ise kullanıcı ...'ın öldüğü ve mirasçılarının kullanıcı olduğu, bu haliyle kullanıcının değişmediği, davacı ... tarafından, taşınmazın fiili kullanımının 1993 yılında satın alındığı ileri sürülmüş ise de, 1983 yılından sonra lehine şerh verilen ... veya mirasçılarından zilyetliği devraldığını ve taşınmazı kendisine sattığını ileri sürdüğü Mustafa mirasçısı ...'in şerh sahibi ... ile irsi ya da akdi ilişkisi iddia ve ispat edilmediğine göre, davanın reddine karar verilmesi” gereğine değinilmek suretiyle bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda 821 parsel yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, 816 ve 817 parsel sayılı taşınmazlar bozma ilamına konu olmadığından bu parseller yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, bir kısım davalılar ... ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı ..., dava konusu 816, 817 ve 821 parsel sayılı taşınmazları 1993 yılından beri kullandığını ileri sürerek, taşınmazların tamamının kendi fiili kullanımında olduğuna dair şerh verilmesi istemiyle, satıcısı Mustafa oğlu ... mirasçılarından Necmiye (Necibiye) Talih olan 04.05.1993 günlü senede dayanmak suretiyle dava açmıştır.

Mahkemece, davacı tarafından dava konusu 816, 817 ve 821 parsel sayılı taşınmazların Necmiye Talih’den 04.05.1993 günlü senetle satın alındığı ve satın alındığı günden beri de zilyet edildiği gerekçesiyle, 20.11.2014 günlü hükümle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacının dayandığı 04.05.1993 günlü “zilyetlik devir senedi” başlıklı senet fotokopisi incelendiğinde; satıcısının ...oğlu ... mirasçılarından ...

Talih, alıcısının davacı ... olduğu, satıcı...’in “ ...Belediyesi sınırları içerisinde, ...Mevkiinde bulunan 2.000,00 metrekare yerimin zilyetliğini ...’a devretmiş bulunuyorum. Bundan sonra arazi ile ilgili tapu ve imar işlerinin onun adına yapılmasını devrettim” şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmaktadır.

Tüm dosya kapsamından, satıcı ...’in, 816 ve 817 parsel sayılı taşınmazların geldisi olan 435 parsel sayılı taşınmazda lehine kullanım şerhi bulunan ... oğlu ...’ın mirasçısı olduğu, 2009 yılında yapılan güncelleme çalışmaları ile birlikte, taşınmazlarda davacı lehine, Necibiye payı kadar ayrı ayrı kullanım şerhi verildiği, (...’e söz konusu taşınmazlarda kullanım şerhi verilmediği) anlaşıldığından, Mahkemece davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.

Dava konusu 816, 817 ve 821 parsel sayılı taşınmazların her birinde lehlerine kullanım şerhi bulunan davalılar ... ve müşterekleri tarafından, Mahkemenin 20.11.2014 günlü kararı tüm taşınmazlar yönünden temyiz edildiği halde, temyiz dilekçesinde açıkça temyize konu parsellerin numaralarının yazılmadığı, taşınmazların geldiği 435 sayılı kök parselin numarasının yazıldığı,

bu sebeple Dairemizce sehven 816 ve 817 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz incelemesinin yapılmadığı anlaşılmakla, bir kısım davalılar ... ve müştereklerinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden Mahkemenin 20.11.2014 günlü kararının 816 ve 817 parsel sayılı taşınmazlar yönüyle BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

SONUÇ / HÜKÜM

12.10.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2019/5238, K. 2020/4222, 12 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
16. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/5238
Karar No
2020/4222
Tarih
12 Ekim 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2019/5240 K.2020/4381
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2019/5240 K.2020/10206
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2019/5241 K.2020/10207
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2019/5242 K.2020/10208
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2019/5243 K.2020/10209
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2019/5245 K.2020/10210

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.