KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2019/5510 E., 2019/8852 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2019
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
373 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın onanmasına ilişkin yukarıda belirtilen ilamın karar düzeltme yolu ile incelenmesi ... tarafından süresinde istenilmekle; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu, ... Köyü çalışma alanında bulunan 621 parsel sayılı 6.217.200,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, mera vasfıyla sınırlandırılarak özel sicile tescil edilmiş, bilahare 2010 yılında idari yoldan Hazine adına tapu kaydı oluşturulan taşınmazın bir bölümü hakkında, davacı ..., irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptali ve adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 10.10.2019 tarih 2016/15385-2019/6266 Esas, Karar sayılı ilamıyla onanmış, bu kez onama ilamına karşı davacı vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın 1985 yılında yapılan tesis kadastrosu ile mera olarak tescil edildiği, valilik makamının 23.10.2009 tarihli oluru ile toprak muhafaza amaçlı ağaçlandırma yapılması amacıyla tahsis değişikliğine gidildiği ve bu amaçla 07.02.2011 tarihinde Çevre ve Orman Bakanlığına tahsis edildiği, bu nedenle davacının zilyetlik süresinin başlangıç tarihinin mera niteliğinin sona erdiği tarih olan 2009 yılı olacağı ve dava tarihine kadar olan sürenin zilyetlikle iktisap şartı olan 20 yılı doldurmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde esasa ilişkin hüküm kurulmuştur.
Ne var ki, Kadastro tespitinin kesinleştiği 1985 yılından eldeki davanın açıldığı 2015 yılına kadar 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde öngörülen ve dava şartı olan 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle kadastro tespitinden önceki sebebe dayalı olarak açılan davanın dinlenme olanağı bulunmadığı gibi; davanın tespitten sonraki sebeplere dayalı olması halinde ise; kadastro tespitinin kesinleşmesi ile birlikte tapuya tescil edilen taşınmazların kural olarak zilyetlikle kazanılmasının mümkün bulunmadığı,
mera olarak sınırlandırılan ve özel siciline kaydolan taşınmazların da aynı şekilde zilyetlikle kazanılamayacağı, bilahare taşınmazın mera olan niteliğinin ağaçlandırma sahası olarak değiştirilmesinin ve idari yoldan Hazine adına tapu kaydı oluşturulmasının taşınmazın tapulu olduğu gerçeğini değiştirmeyeceği göz önüne alınarak,
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2019/5510, K. 2019/8852, 24 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama