KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2020/10694 E., 2021/670 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2021
Karar Metni
414 kelime·2 dk okuma
...
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, ...,... Köyü çalışma alanında bulunan ...,... ada 8, 15, 18, 55, 63, 69, 85 parsel sayılı muhtelif yüzölçümündeki taşınmazlar ile 206 ada 7 parsel sayılı taşınmazın çekişmeli 1/2 payı davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... ve arkadaşları, miras yoluyla gelen hakka dayanarak, tapu iptali ve miras payları oranında adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 206 ada 7, 8, 11, 37; 207 ada 8, 18, 55, 63 parsel sayılı taşınmazların davalı ... adına olan tapu kayıtlarının iptali ile dosya içerisinde bulunan 02.06.2014 tarihli veraset ilamındaki payları oranında davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline, çekişmeli 206 ada 24 parsel sayılı taşınmazın 1/3 payı, 206 ada 50 parsel sayılı taşınmazın 1/2 payı, 207 ada 15, 69 ve 85 parsel sayılı taşınmazların ise 1/2 payının iptali ile dosya içerisinde bulunan 02.06.2014 tarihli veraset ilamındaki payları oranında davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş;
hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, murisleri ... ’tan gelen miras hakkına dayanarak, tapu iptali ve miras paylarının adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır. Dosya kapsamına ve nüfus kayıtlarına göre davalı ...’nın eşi ...’nın halen hayatta olduğu anlaşılmakta olup, bu haliyle davalı ...’nın muris ...’ın terekesine göre 3. kişi konumunda bulunduğu kuşkusuzdur.
Terekeye dahil bir taşınmaz hakkında, mirasçılardan birinin ya da bir kısmının tek başına, 3. kişiye karşı miras payının adına tescili istemiyle dava açması hukuken mümkün bulunmamaktadır.
Elbirliği mülkiyetinde mirasçıların tereke malları üzerinde belli pay veya payları olmayıp, haklarının terekenin tamamını kapsadığı, TMK'nın 702. maddesinde yer alan düzenlemeye göre topluluk devam ettiği sürece tasarrufi işlemlerde tüm ortakların oybirliğiyle karar vermeleri gerektiği kuşkusuzdur.
Mirasçılardan bir kısmının kendi payı hakkında açtığı dava, diğer mirasçıların paylarını kapsamadığından ve aynı zamanda onlar adına açılmadığından, davanın, diğer mirasçıların muvafakatlerinin sağlanması ya da terekeye temsilci atanması suretiyle yürütülerek sonuçlandırılmasına da olanak bulunmamaktadır. Bu durumda davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2020/10694, K. 2021/670, 3 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama