KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2020/1436 E., 2020/6394 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2020
Karar Metni
461 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında, ... İlçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 209 parsel sayılı 17750 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... ve müşterekleri adlarına, miktar fazlası ise 607 parsel numarasıyla Hazine adına tespit edilmiş ve 21.10.1989 tarihinde kesinleşmiştir.
Kadastro Müdürlüğünce 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 41. maddesi uyarınca 209 parsel sayılı taşınmaz maliklerinin talebi üzerine yapılan düzeltme işlemi sırasında ... İlçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan ve tapuda ... ve arkadaşları adına kayıtlı olan 209 parsel sayılı 17.750 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 23.557,46 metrekare yüzölçümlü olarak belirlenerek tapu kaydında düzeltme yapılmasına karar verilmiştir.
Davacı Hazine, çekişmeli 209 parsel sayılı taşınmazın 3402 sayılı Yasa'nın 41. madde uygulaması nedeniyle 17.750 metrekare yüzölçümünden 23.557,46 metrekare yüzölçümüne çıkartıldığını, tesis kadastro tarihinde yürürlükte olan 766 sayılı Yasa'ya göre belgesiz zilyetlikten bir kişi adına en fazla 20 dönüm miktarında taşınmaz tespitinin yapılabileceğini, 20 dönüm miktarını aşan 5.807,46 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz bölümünün tapu kaydının iptali ile adına tesciline kararı verilmesi gerektiğini öne sürerek, 24.04.2013 tarihinde tapu iptal ve tescil davası açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli 209 parsel sayılı taşınmaza dair 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 41. maddesi uyarınca yapılan düzeltme işlemine vaki itirazın reddi ile taşınmazın 23.577,46 metrekare olarak tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından esasa ve bir kısım davalılar vekili tarafından katılma yoluyla vekalet ücretine yönelik temyiz edilmiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlığın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 41. maddesinden kaynaklandığı kabul edilerek, 41. madde gereği yapılan düzeltme işlemiyle dosyaya ibraz edilen fen bilirkişi raporunda belirlendiği üzere dava konusu taşınmazın sınırlarında bir değişikliğin yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına ve usul hükümlerine uygun düşmemektedir.
Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazın yüzölçümünün 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41. madde uygulaması ile 17.750 metrekareden, 23.557,46 metrekareye çıkartılması neticesinde davalıların belgesiz zilyetlikten edinebileceği taşınmaz miktarından fazla taşınmaz elde ettikleri iddiasıyla kayıt miktar fazlasının tapu kaydının iptal edilerek adına tescilini talep etmiştir. Açıklanan bu haliyle dava, tapu iptal ve tescil davası niteliğinde olup, mahkemenin uyuşmazlığın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 41. maddesinden kaynaklandığı yönündeki kabulünde isabet bulunmamaktadır. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi uyarınca dava konusunun malvarlığı hakkına ilişkin olması nedeniyle görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu kuşkusuzdur.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2020/1436, K. 2020/6394, 25 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama