KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2020/1743 E., 2020/3061 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2020
Karar Metni
336 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamına özetle.
"Davacı Hazinenin sair temyiz itirazlarının yerinde olmadığı belirtilerek, çekişmeli 119 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin 09.10.1987 tarihinden sonra yapıldığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi hükmüne göre bir kimsenin aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden zilyetlikle sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüm yüzölçümünde taşınmaz mal iktisap edebileceği, mahkemenin davanın dayanığın oluşturan 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi hükmü uyarınca belirlenen miktarlar yönünden yapmış olduğu araştırma ve soruşturmanın yöntemine uygun olmadığı,
doğru sonuca varılabilmesi için adına tescile karar verilen davalı zilyet ... ile bayii ...'ın onaylı nüfus kayıt örnekleri getirtilerek bu yolla kimliklerinin belirlenmesi, bundan sonra aynı çalışma alanı içerisinde adı geçenler adına kayıtsız ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediğinin Kadastro Müdürlüğü, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorulup saptanması, tespit edilen taşınmazlar varsa sözü edilen taşınmazların tespit tutanaklarının ve varsa dayanakları kayıtların, davalı iseler dava dosyalarının getirtilmesi,
paylı tespit edilen taşınmazlar varsa taşınmazın yüzölçümü payda kabul edilerek ilgiliye o taşınmazda payı karşılığında kaç metrekare taşınmaz mal isabet edeceğinin duraksamasız belirlenmesi, davalı olan ve hükme bağlanmayan dava dışı taşınmazlar varsa 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi hükmündeki kısıtlamalar dikkate alınarak etkili bir denetim ve kontrol yapılabilmesi için dava dosyalarının birleştirilip birleştirilmeyeceğinin düşünülmesi, daha sonra sonucuna göre bir karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2020/1743, K. 2020/3061, 16 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama