KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2020/2297 E., 2020/4028 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2020
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Dava türü
- TESCİL
- Kanun yolu
- TEMYİZ
Karar Metni
375 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı ... ve arkadaşları, ... Köyü çalışma alanında bulunan ve 1974 yılında yapılan kadastro sırasında yol boşluğu olarak tescil harici bırakılan taşınmaz hakkında, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne; dava konusu olan ... köyü, 101 ada, 7 parselin kuzey batısında tescil harici yer olarak tespit edilen fen bilirkişilerinin 10.06.2015 tarihli raporu ve ekindeki krokide (C) harfi ile adlandırılan kırmızı ile taralı olarak gösterilen taşınmazın davacılar adına kayıtlı bulunan 101 ada 7 parsel sayılı taşınmaza tevhit edilmek suretiyle (1/3)'er paylı olarak davacılar ..., ... ve ... adlarına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14, 17 ve 4721 sayılı TMK'nın 713/1. maddelerine dayalı olarak açılan, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir. Kadastroca tescil harici bırakılan yerler için açılan tescil davalarında husumetin, 4721 sayılı TMK'nın 713/3. maddesi uyarınca yasal hasım konumunda olan Hazine ve ilgili Kamu Tüzel Kişiliğine birlikte yöneltilmesi zorunludur.
Yasal hasım konumundaki tüzel kişiler davaya dahil edilmeden yargılamaya devamla hüküm kurulması mümkün değildir. Somut olayda dava, Hazine ve ilgili kamu tüzel kişisi olarak taşınmazın bulunduğu ... hasım gösterilmek suretiyle açılmış olup, çekişmeli taşınmazın sınırında Tatvan-Bitlis karayolu bulunması nedeniyle ilgili kamu tüzel kişisi sıfatıyla yasal hasım konumunda olan Karayolları Genel Müdürlüğü’nün de davada yer alması gerektiği Mahkemece gözden kaçırılmıştır.
Bu nedenle davada taraf teşkilinin sağlandığından söz edilemez. Oysaki, taraf teşkilinin sağlanması dava şartlarından olup, bu koşul yerine getirilmeden davanın esasına girilmesi hukuken mümkün bulunmamaktadır.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2020/2297, K. 2020/4028, 5 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama