İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /16. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 16. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2020/2640 K.2020/3734

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Esas2020/2640Karar2020/3734Tarih30 Eylül 2020Okuma12 dk · 2.325 kelime

KÜNYE

16. Hukuk Dairesi 2020/2640 E., 2020/3734 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Eylül 2020
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.325 kelime·12 dk okuma

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Kadastro sonucu ... İlçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 101 ada 2; 102 ada 1; 104 ada 1; 105 ada 1;106 ada 16, 21 ve 110 ada 1 parsel sayılı sırasıyla 2.850,31. 5.209,61. 470,86. 3311,11. 9.442,34. 49.880,30 ve 23.017,73 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar; kadimden beri köy tüzel kişiliğinin zilyetliğinde olduğu ve köy halkı tarafından çayır olarak kullanıldığı; ...

İl Tarım Müdürlüğü tarafından yapılan mera sınırlandırma haritasında mera dışı bırakıldıkları gerekçesiyle çayır vasfıyla. 101 ada 1; 103 ada 1; 106 ada 1, 11, 20; 107 ada 1 ve 109 ada 1 parsel sayılı sırasıyla 28.367,48. 8.680,90. 68.757,76. 29.007,52. 73.464,52.

25.733,97 ve 61.888,73 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar esasen köy tüzel kişiliğinin zilyet ve tasarrufunda iken köy halkından şahıslarca zeminde sınırlar oluşturulmak suretiyle özü değiştirilerek tarla haline getirildikten sonra bu yerlerin terk edildiği, mera sınırlandırma haritasında da mera dışı bırakıldıkları gerekçesiyle tarla vasfıyla. 106 ada 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 12, 14, 15 ve 18 parsel sayılı sırasıyla 2.609,38. 1.915,32. 917,38. 809,80. 888,26. 1.559,24.

1.837,61. 1.505,07. 3.933,46. 2.817,04 ve 12.035,95 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar ise beyanlar hanesinde işgalcileri belirtilmek suretiyle; köyün kadim çayırı iken beyanlar hanesinde yazılı şahıslarca özü değiştirilerek tarla haline getirildiği ve mera sınırlandırma haritasında da mera dışı bırakıldıkları gerekçesiyle bahçe vasfıyla (toplam 26 adet kadastro parseli) ... Köyü Tüzel Kişiliği adına tespit ve tescil edildikten sonra 2006 yılında S.S. ...

Konut Yapı Kooperatifine kayden satılmış; bilahare imara tabi tutulmuş ve ...

İl Genel Meclisi’nin 7.9.2007 tarih ve 2007/134 sayılı kararı ile bu imar planları onaylanarak 30 günlük askı sonucunda kesinleşerek yürürlüğe girmiş ve akabinde 101 ada 1, 2; 102 ada 1, 103 ada 1, 104 ada 1, 105 ada 1, 106 ada 1, 107 ada 1; 108 ada 1; 109 ada 1 ve 110 ada 1 parsellerin ihdas, tevhit ve ifraz işlemleri sonucunda iş bu davaya konu 186 ada 17 parsel sayılı 302,99 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ferdileştirme nedeniyle davalı ... adına 13.11.2008 tarihinde kayden tescil edilmiştir.

Davacı Hazine; çekişmeli taşınmazların bulunduğu ... Köyü’nde 2001 yılında yapılan mera tahdit ve tespit çalışmaları sırasında mera vasfında olması gereken taşınmazların kadastro tespitleri sırasında tarla, bahçe ve çayır vasfı ile 26 parsele bölünerek ...

Köyü Tüzel Kişiliği adına tespit edilmesinin ve sonrasında yapılan imar, ifraz ve ferdileştirme işlemlerinin hatalı olup taşınmazların mera olduğunu devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan mera alanlarının zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının iptali ve mera özel siciline tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece, "... İli Mera Komisyonu tarafından, dava konusu taşınmazların bulunduğu ... Köyü’nde mera/yaylak/kışlak/otlak/çayırların 4342 sayılı Mera Kanunu’na göre tespit ve tahdit çalışmalarının tamamlanarak Mera Komisyonu’nun 1.7.2011 tarih ve 2011/13 sayılı Kararı ile ...

Köyü’ne tahsis edildiği ve askıya çıkarılarak tahsis işlemlerinin kesinleştiği çekişmeli taşınmazlar başında muhtelif tarihlerde farklı ziraat bilirkişi kurulları oluşturularak yapılan keşiflerde bilirkişi kurullarından ..., ... ve ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporları haricinde diğer tüm zirai bilirkişi kurul raporlarının çekişme konusu taşınmazların “tarım arazisi olduğu” tespitinin yapıldığı keşifte komşu köylerden dinlenen mahalli bilirkişi ve davalı tanıklarının dava konusu taşınmazların “tarım arazisi vasfında” olduğunu beyan ettikleri,

dava konusu yerde yapılan mera komisyon çalışmalarında çekişmeli taşınmazların mera kaynakları arasına alınmamış olduğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.

Davacı Hazine vekili, 2002 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında kadim köy merasının, 26 adet kadastro parseline bölünerek bahçe, tarla ve çayır vasıflarıyla ... Köyü Tüzel Kişiliği adına tespit ve tescil edildiği ve akabinde satış,ihdas, tevhit ve ifraz görerek dava konusu imar parsellerinin oluştuğu iddiasıyla dava açmıştır.

Aynı gün temyiz incelemesi yapılan iş bu dosya ile diğer dosyalarda yer alan fen bilirkişi raporları ile dosya içindeki diğer bilgi ve belgelerden imar ile oluşan komşu parsellerin de aynı iddia ile davalı olduğu anlaşılmaktadır.

Bilindiği üzere kadastro, sınırları arazi ve harita üzerinde belirtilerek, taşınmaz malların çapa bağlanması işlemi olup, dava da kadastro öncesi nedene dayalı olduğuna göre öncelikle arazi bütünlüğü dikkate alınarak, aynı kadastro parselinin haritası (çapı) içerisinde kalan imar parsellerine ait dava dosyalarının keşiflerinin birlikte yapılıp, fen ve zirai bilirkişi kurulu tarafından, öncelikle kadastral parsel bazında, daha sonra ise davaya konu imar parseli bazında rapor düzenlenmesi gerektiği dikkate alınmayarak, arazi bütünlüğü gözetilmeksizin her bir dosyada ayrı ayrı, imar parselleri hakkında değerlendirme yapılmış olması isabetsizdir.

Öte yandan davacı Hazine, dava dilekçesinde, ... Köyü tarafından mera olduğu iddiasıyla tapu iptali talepli olarak ... A.Ş aleyhine açılan dava sonucunda ...

Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 3.4.2001 tarih ve 1985/84 Esas - 2001/166 Karar sayılı kararı ile davalının tapu kaydının 20.000 metrekarelik bölümünün mera olduğu gerekçesiyle iptaline karar verildiği, bu hükme konu yerin çekişme konusu alanın hemen bitişiğinde olduğu ancak kadastro çalışmaları sırasında bu mahkeme kararı da dikkate alınmayarak, bu yerin köy tüzel kişiliği adına tarla, çayır ve bahçe vasfıyla tespit ve tescil edildiği iddiasına da dayanmıştır. Nitekim.

Mahkemece ... Köyü’nde çekişmeli taşınmazlarla ilgili mera çalışması yapılıp yapılmadığına ilişkin olarak İl Mera Komisyonu’na yazılan 24.10.2011 tarihli müzekkereye, ... İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü’nün verdiği 11.1.2012 tarihli cevabın incelenmesinde de “1985/84 sayılı dava dosyasında kadimden beri mera olduğu gerekçesiyle açılan tapu iptal davasına konu yerin mera olarak tahdit edilmesi gerekirken, ... Kadastro Müdürlüğü tarafından ...

Köy Tüzel Kişiliği adına tespit ve tescil edildiği ve bu yerlerin 1985/84 Esas sayılı dosyada dava açan ... Köy Tüzel Kişiliği tarafından S.S. ... Yapı Kooperatifine satışı yapılan yerler olduğu” bildirildiği halde bu husus da göz ardı edilmiştir.

Söz konusu dava dosyasının(1985/84) tarafları ile eldeki dava dosyasının tarafları farklı ise de; dava konusu bir yerin öncesinin mer’a olduğunu belirleyen tapu iptali kararının, temyiz incelemesi yapılan bu dosyalarda taşınmazın niteliği konusunda, “güçlü delil” özelliğinde olduğu kuşkusuz olup davacı tarafça delil olarak bildirilen bu dosyanın hükmüne esas 15.12.2000 tarihli teknik bilirkişi krokisinde gösterilen mera alanının, iş bu dosyalarda yer alan taşınmazlar ile ilgisinin bu taşınmazlara kısmen yahut tamamen isabet edip etmediğinin,

isabet etmiyor ise taşınmazlara göre konumunun da değerlendirilmesi gerekirken bu husus üzerinde hiç durulmamış, dosya değerlendirilmeye alınmamıştır.

Yine dosya arasında gelen müzekkere cevaplarından mahkeme gerekçesinin aksine 2011/13 sayılı mera komisyonu tahsis kararının mera özel siciline tescil ettirilemediği ve daha sonra İl Mera komisyonu tarafından 4342 sayılı Mera Kanunu’nun 15. maddesi kapsamında tahsis çalışmalarının yenilendiği anlaşıldığına göre, mahkemenin bu taşınmazın mera kaynakları arasına alınmadığına ilişkin gerekçesi de değil tespit tarihi, dava tarihi itibariyle dahi kesinleşmiş bir mera tahsisi olmadığından isabetsizdir.

Ayrıca; aynı gün temyiz incelemesi yapılan bir kısım dosyalarda, taşınmazın fiili durumu dikkate alınarak orman bilirkişisi refakate alınmak suretiyle keşif yapıldığı ( 2020/2715 - 2605 - 2619 - 2622 - 2623 - 2663 - 2676 - 2700 - 2683 - 2615 - 2724 - 2596 - 2618 - 2723 - 2639 ve 2018/1544 gibi )yapılan keşifler sonrası düzenlenen bilirkişi raporlarında çekişmeli taşınmazların bulunduğu ...

Köyü’nde 3402 sayılı Kanun’a göre 155 nolu orman kadastro komisyonu tarafından orman kadastrosu yapıldığı ve hakkında rapor düzenlenen taşınmazların orman sınırları dışında kaldığının belirlendiği, bir kısmının 3116, 4785, 5858 ve 6831 sayılı Yasalar karşısındaki durumlarına göre “Orman Sayılan” bir kısmının ise “Orman Sayılmayan” yerlerden olduğu, rapor içeriklerinde incelenen amenajman haritalarında taşınmazın “Me” rumuzlu mera alanı içerisinde kaldığı belirlemesinin bulunduğu anlaşılmakta olup mahkemece bu husus üzerinde de durulmadığı gibi;

temyiz incelemesi sırasında geri çevirme kararlarına istinaden dosyalar arasına getirtilen Orman İşletme Şefliği’nin 29.5.2020 tarihli müzekkere cevaplarında “... Mahallesi’nde Orman Kadastro Çalışması yapılmadığı, ancak 7.2.2009 tarihinde yapılan Kadastro çalışmaları olduğu ”bildirilmiş olup orman kadastrosu yapılıp yapılmadığı da tam olarak anlaşılamamış ve bu hususta tereddüt hasıl olmuştur.

Yine iş bu dosyada keşifte beyanına başvurulan mahalli bilirkişi ve tanıklar; çekişme konusu alanın mera olmadığını beyan etmiş iseler de; devamında köyün merası ile dava konusu yerlerin bitişik durumda olup mera ile arasında herhangi bir sınır olmadığını da beyan etmişler ve iş bu dosyada refakate alınan zirai bilirkişilerden ikisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın üzerinde herhangi bir kültürel tarım uygulaması yapılmadığı arazinin kendi haline terk edilmiş vaziyette olduğu,

hayvan otlatmaya müsait olmadığından mera vasfına haiz olmadığı gibi, tarım arazisi de olmayıp devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu belirtildiği halde diğer bilirkişinin ayrıca düzenlediği raporda çekişmeli taşınmazın mera arazisi ya da tarım arazisi vasfında olmadığı bildirilmiş; bu dosyada refakate alınan orman bilirkişi ise taşınmazın eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarında taşınmazın orman alanı olarak görüldüğünü ve 6831 sayılı Yasa'nın 1. maddesine göre Orman sayılan yerlerden olduğunu belirtmiş ve bu nedenle taşınmazın niteliğinin ne olduğu hususunda oluşan tereddüt yöntemince giderilmemiştir.

Hal böyle olunca doğru sonuca ulaşılabilmesi için; öncelikle davacı Hazine tarafından iş bu dava ve aynı gün temyiz incelemesi yapılan diğer dosyalara konu davalarda Hazine’nin kadastro öncesine ilişkin aynı nedene dayalı olarak dava açtığı gözetilerek Anayasa’nın 141 ve 6100 sayılı HMK’nun Usul ekonomisi ilkesi başlığını taşıyan 30. maddesinde yer alan “Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür.” hükmü ve 6100 sayılı HMK’nun “Davaların birleştirilmesi”ne ilişkin 166. maddeleri dikkate alınarak,

yargılamanın makul sürede ve sağlıklı bir şekilde yürütülüp sonuçlandırılabilmesi için, öncelikle Hazine tarafından, aynı nedenle açılan tüm davalar birleştirilmeli; birleştirme kararları kesinleştikten sonra çekişmeli taşınmazların geldiği kadastro parsellerinin tümünü bir arada gösterir kadastro paftasının onaylı örneği ile ilk tesis tarihi itibariyle kadastro tutanakları ve dayanak kayıtları ile komşu parsellerin ( ...

Köyü’nde yer alan ve krokide görülen komşu tüm parseller ile özellikle Kuzeyden bitişik ... İlçe sınırı içerisinde yer alan 811 ada 1; 812 ada 1; 813 ada 1 ve varsa tespit edilecek diğer komşu parsellerin) tespit tutanak ve dayanak kayıtları (tespite esas tapu kaydı, vergi kaydı, mahkeme ilamları vs.) ile varsa orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma,

işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği ile en eski tarihli memleket haritası ve temin edilebilen en eski tarihli hava fotoğrafları ile kadastro tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait 3 ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritalarının bulundukları yerlerden getirtilmeli;

bundan sonra mahallinde daha önceki bilirkişiler dışında ziraat fakültelerinin toprak bölümünden mezun ( öğretim görevlisi statüsünde) yine 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu; (öğretim görevlisi statüsünde) 3 kişilik orman bilirkişi, yine 3 kişilik harita ve fotogrametri mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulu ile fen bilirkişisi ve bölgeyi bilen ve komşu köylerden seçilecek mahalli birkişiler ve taraf tanıkları ile keşif yapılmalı; keşifte tanık ve mahalli bilirkişilerden öncelikle ...

Köyü’nün merasının neresi olduğu sorulup teknik bilirkişi tarafından işaretlenmesi gösterilen alanların harita üzerinde istenmeli; bundan sonra davaya konu taşınmazların öncesinin ne olduğu, geleneksel biçimde kullanılan kadim mera olup olmadığı, çekişmeli kadastral parseller ile önceki keşiflerde bitişik olduğu mahalli bilirkişi ve tanıklarca bildirilen mera alanları arasında ayırıcı nitelikte unsur bulunup bulunmadığı, taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri, ne suretle kullanıldığı sorulmalı; uzman harita mühendisi ve fen bilirkişisinden ...

Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 3.4.2001 tarih ve 1985/84 Esas - 2001/166 Karar sayılı kararı na ait 15.12.2000 tarihli teknik bilirkişi krokisi ile çekişmeli taşınmazların kadastro paftası ölçekleri eşitlenmek suretiyle çakıştırılarak iş bu dosyalarda yer alan taşınmazlar ile ilgisini, bu taşınmazlara kısmen yahut tamamen isabet edip etmediğini; isabet etmiyor ise taşınmazlara göre konumunu gösterir kroki düzenlettirilmeli;

düzenlettirilecek krokide her bir davalı parsel ile aynı nedenle dava açılıp da temyiz incelemesinden geçerek ya da geçmeksizin hakkında verilen hükümler kesinleşen imar parselleri de farklı renklerde işaret ettirilerek gösterilmesi istenmeli; hava fotoğrafı ve memleket haritası ile kadastro paftası ölçeği harita çizim programları aracılığıyla eşitlenerek çekişmeli taşınmazların konumu çevre parsellerle birlikte harita üzerinde gösterilmeli; ve hava fotoğrafları üzerinde stereoskop aletiyle inceleme yaptırılarak, çekişme konusu taşınmazların öncesinin ne olduğu ve iddia edildiği üzere tarımsal amaçlı kullanım olup olmadığı,

var ise kullanımın ne şekilde olduğunun belirlenmesine çalışılmalı.

Hazine’nin mera iddiasıyla açmış olduğu davanın, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan tüm yerleri (özellikle somut olayda, taşınmazın 3 hududunun neredeyse tamamen, bir hududunun da kısmen orman vasıflı taşınmazlarla çevrili olduğu gözönüne alındığında orman vasfında sayılan yahut orman boşluğu olan yerleri de) kapsamına alacağı dikkate alınarak ; orman bilirkişi kurulundan yörede keşinleşmiş orman tahdidi bulunup bulunmadığını; orman tahdidi var ise çekişme konusu taşınmazların orman tahdidine göre konumunu gösteren rapor alınmalı;

şayet taşınmazlar kesinleşen orman tahdidi dışında kalıyor ise bu tarz yerlerin 6831 sayılı Orman Kanunu uyarınca artık orman sayılan yerlerden olmayacağı açık ise de; aynı Kanun’un 17/2 maddesi hükmüne göre orman içi boşluk niteliğinde bir yer olup olmadığının da (bu tarz boşluklar orman sayılmasa da orman bütünlüğünü bozması nedeniyle zilyetlikle kazanılamayacak yerler olması nedeniyle) raporda değerlendirilmesi istenmeli;

orman tahdidi yok ise yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp, orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları, varsa ortofoto haritaları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları, ortofoto haritaları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmaz çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli;

bilhassa hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazların o tarihlerdeki nitelikleri, üzerlerinde varsa ağaçların yaşı, cinsi, adedi, kapalılık durumu ve kullanım durumu, imar ve ihya varsa tamamlanma tarihi, üzerinde sürdürülen zilyetlik varsa niteliği ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediğinin açıklandığı yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı olacak biçimde,

bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmak suretiyle taşınmazların hukuki durumları (orman vasfını haiz olup olmadıkları) tayin ve tespit edilmeli; zirai bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazların niteliğini belirten;

mera parseli/parselleri ile arasında doğal ya da yapay ayrıcı unsur olup olmadığını, meradan açma olup olmadıklarını irdeleyen, kullanım durumunu ve zilyetlik süresini kesin olarak belirleyen rapor alınmalı, rapora taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş, komşu taşınmazlar ve mera parseli/parselleri ile arasındaki sınırları gösterecek şekilde renkli fotoğraflarının eklenmesi istenilmeli;

tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri de varsa yakın taşınmaz tutanak ve dayanaklarıyla bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanacak söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli ve ondan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

Mahkemece, belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmadan karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi 6100 sayılı HMK'nın, "hükmün kapsamı" başlığını taşıyan 297. maddesinin 1. fıkrası (b) bendinde yer alan düzenlemeye aykırı biçimde davalının adres ve TC kimlik numarasının karar başlığında gösterilmemiş olması da isabetsiz olup, davacı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30.09.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2020/2640, K. 2020/3734, 30 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
16. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/2640
Karar No
2020/3734
Tarih
30 Eylül 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2020/2640 K.2020/5608
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2020/2641 K.2020/13905
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2020/2641 K.2020/5149
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/2641 K.2020/4421
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2020/2641 K.2020/13762
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2020/2641 K.2020/3699

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.