KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2020/330 E., 2020/1159 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mart 2020
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucunda, ... İlçesi Evcili Köyü çalışma alanında bulunan 132 ada 7 parsel sayılı, 9.010,27 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu belirtilerek, ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... ve arkadaşları, tapu kaydına, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptali ve adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ile hüküm yerinde gösterilen payları oranında davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın davacıların dayandığı tapu kaydının kapsamında olup, davacılar lehine zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de; varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir. Davacı tarafın dayandığı, murisleri ... adına kayıtlı “2.000,00 metrekare” miktarındaki “kendi tarlası”, “yol”, “bayır ve mezarlık”, “...” sınırlı tapu kaydının, çekişmeli taşınmazı kapsadığı doğru olarak belirlenmiştir.
Ne var ki, sözü edilen tapu kaydı, “bayır ve mezarlık” sınırı nedeniyle gayri sabit sınırlı olup, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 20/C maddesi uyarınca gayri sabit hudutlu tapu kayıtlarının kapsamları, miktarları ile sınırlı olduğundan kayıt kapsamının, sabit sınırlardan bağlantı kesilmeksizin kaydın miktarına göre belirlenmesi gerekmektedir.
Diğer taraftan, keşif sonucu dosyaya ibraz edilen zirai bilirkişi raporunda, taşınmazın bitki desenini yabani buğdaygil ağırlıklı bitkilerin oluşturduğu, zemin toprağının taşlılığının % 10-50 arasında olup, kayalılığının ise % 30-50 arasında olduğu ve hali hazırda işlemeli tarım yapılmadığının belirtilmesi karşısında taşınmaz üzerinde davacılar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının da bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2020/330, K. 2020/1159, 10 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama