KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2020/3663 E., 2021/676 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2021
Karar Metni
287 kelime·1 dk okuma
...
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Uygulama Kadastrosu sırasında, ...,... Mahallesi çalışma alanında ve tapuda 120 ada 422 parsel numarasıyla orman vasfı ile Hazine adına kayıtlı bulunan 2.604,71 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 2407,02 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
Davacı Hazine, uygulama kadastrosu sırasında kendisine ait taşınmazın yüzölçümünün eksildiği ve eksikliğin sınırındaki parsellerden kaynaklandığı iddiasına dayanmak suretiyle, kendi taşınmazı aleyhine yözölçümlerinde artış olduğu tespit edilen taşınmaz maliklerine davayı yöneltme ve söz konusu taşınmaz maliklerinin davaya dahil edilmeleri hususundaki haklarını saklı tutarak ... olarak dava açmıştır.
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli taşınmazın 28.05.2014 tarihli fen bilirkişisi raporu doğrultusunda tespitteki geometrik şekil ve 2.407,02 metrekare yüzölçümlü olarak olağan yoldan kesinleştirmek üzere taşınmaz tutanağının kadastro müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı Hazine vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi, doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorunda olup, dava konusu taşınmaza yönelik dava reddedildiğine göre, taşınmazın uygulama tespiti gibi tesciline karar verilmesi gerekirken, taşınmaz hakkında tescil hükmü kurulmaması isabetsiz ve bozma nedeni ise de; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2020/3663, K. 2021/676, 3 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama