KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2020/3781 E., 2021/992 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2021
Karar Metni
404 kelime·2 dk okuma
...
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; "kadastro sırasında ...,...
Köyü ... mevkiinde bulunan 152 ada 69 parsel sayılı 16181 metrekare ve 70 parsel sayılı 2688 metrekare yüzölçümündeki taşınmazların davalı olduklarına işaret edilerek malik haneleri açık olarak tespit edildikleri, daha önce ... tarafından ... aleyhine tapu kaydına dayanılarak açılan el atmanın önlenmesi davasının görevsizlik kararı verilerek kadastro mahkemesine aktarılarak itirazlı tutanaklarla birleştirildiği ve Mahkemece, davanın reddine, nizalı taşınmazların ... adına tesciline karar verildiği, hükmün davacı ... tarafından temyiz edildiği, yapılan araştırmanın ve uygulamanın hüküm vermek için yeterli bulunmadığı,
davacı tarafın davalı tarafa 13.11.1958 günlü senetle yaptığı tapu dışı satışın davacı ... ’in payı ile sınırlı olmak koşulu ile geçerli olduğu, her ne kadar davacı taraf bu senedin sahteliğini ileri sürmüş ise de bu olguyu kanıtlayamadığı, bu nedenlerle davacı tarafın bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde olmadığı belirtilerek,
sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için, davacının dayandığı 15.02.1935 tarih ve 423 sayılı iskan yoluyla oluşan tapu kaydı ile 26.03.1955 tarihli 1053 sayılı 4753 ve 5618 sayılı Kanunlar uyarınca oluşan tapu kaydı ve davalı tarafın dayandığı tescil hükmü ile oluşan 06.12.1952 tarihli ve 30 sayılı sicilden gelen 11.02.1986 tarih ve 1 sayılı tapu kayıtlarının kapsamlarının usulünce belirlenmesi, davacı tarafın davalı tarafa yaptığı tapu dışı satışın konusu olan taşınmazın iskan tapu kaydı kapsamında olduğunun dikkate alınması,
davacının dayandığı iskan yoluyla oluşan tapu kaydında davacı dışındaki iskan kayıt malikleri ölmüş iseler ölüm günlerinin belirlenmesi ve bu paylar yönünden taşınmazda zilyet olan davalı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunun 13/B-c maddesi hükmünde öngörülen mülk edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması” gereğine değinilmiştir.
Bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunduğu sırada Orman İdaresi, çekişmeli taşınmazların orman olduğu iddiasıyla davaya katılmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne; davaya konu 152 ada 69 ve 70 parsel nolu taşınmazların tarla vasfıyla tamamı 64 pay kabul edilerek. 32 payın davalı ... ... adına, kalan 32 payın davacı ... mirasçıları adına kararda belirtilen paylarla tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı mirasçılarından ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2020/3781, K. 2021/992, 10 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama