KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2020/4102 E., 2021/2977 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mart 2021
Karar Metni
304 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; "Mahkemece, yasal ve zorunlu ilânlar yapılmadan karar verilmesinin kanunun âmir hükmüne aykırı olup bozma nedeni olduğu gibi, yapılan araştırma ve incelemenin de hüküm kurmak için yeterli olmadığına değinilerek, Mahkemece yasal ilanların yapılması ve mahallinde bilirkişiler marifeti ile yeniden keşif yapılarak yöntemine uygun şekilde orman ve zilyetlik araştırması yapılması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi" gereklerine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, dava konusu taşınmazın davacının babasından intikal ettiği, terekenin bölüşülmediği, elbirliği ile mülkiyette zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğu, bu hususun dava şartı olduğu, davacının tek başına taşınmazın kendi adına tescilini isteyemeyeceği, aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de, bu yöndeki kabul dosya kapsamına uygun değildir. Şöyle ki, davacı aşamalarda davaya konu taşınmazın babasından kaldığını, kardeşleri ile bölüştüklerini, davaya konu taşınmazın kendisi ile kardeşi ...’a kaldığını beyan ettiğine göre taksime dayanmıştır.
02.08.2016 tarihli keşiflerde dinlenen mahalli bilirkişiler de taşınmazların davacı ve kardeşleri arasında bölüşüldüğü yönünde beyanda bulunmuşlardır. Hal böyle olunca, davacının taksimin bulunduğu yönündeki iddiasını ispatlaması için kendisine imkan tanınmalı, bildirdiği taktirde delilleri toplanmalı, taksimin yapıldığını kanıtladığı takdirde kendisi ve kardeşine düştüğünü öne sürdüğü hissede 1/2 payı bulunduğu,
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2020/4102, K. 2021/2977, 31 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama