İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /16. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 16. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2020/8439 K.2020/5751

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Esas2020/8439Karar2020/5751Tarih26 Kasım 2020Okuma6 dk · 1.194 kelime

KÜNYE

16. Hukuk Dairesi 2020/8439 E., 2020/5751 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Kasım 2020
Mahkemesi
KADASTRO MAHKEMESİ
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.194 kelime·6 dk okuma

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Kadastro sırasında, ... Köyü çalışma alanında bulunan 101 ada 1 parsel sayılı 16.714.935,54 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz orman vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiş, mahkemece 11.02.2016 tarihli ek kararla temyiz isteminin süresinde olmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş, ret kararı davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece verilen 13.11.2015 tarihli davanın reddine ilişkin kararın, davacının aynı konutta oturan görünüşe göre ehil ve ehliyetli oğlu ...’ya 13.01.2016 tarihinde tebliğ edildiği, davacının 04.02.2016 tarihli temyiz dilekçesinin ekinde sunduğu Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi Özürlü Sağlık Kurulu Raporuna göre oğlunun ortopedik ve zihinsel olarak %40 engelli olduğunun belirlendiği, bu haliyle ehliyetli olduğundan bahsedilemeyeceğinden gerekçeli kararın davacıya usulsüz tebliğ edilmesi nedeniyle temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulüyle, temyiz talebinin reddine dair verilen karar ortadan kaldırılarak yapılan inceleme sonucunda;

Mahkemece verilen karar usul ve kanuna aykırıdır. Şöyle ki; davaya konu taşınmazlardan (D) harfli bölümün fen bilirkişi raporunda komşu Günaşan mahallesi kadastro çalışma alanında bulunan 104 ada 1 sayılı parselde kaldığı belirtilmiş, parselin tapu kaydı incelendiğinde ise 29.06.2011 tarihinde kadastro sonucu orman vasfıyla Hazine adına tescil edildiği anlaşılmıştır.

Eldeki dava 05.06.2013 tarihinde açıldığına göre, (D) harfli bölüm yönünden, dava tarihi itibariyle kadastro tutanağı kesinleşerek tapu kaydı oluştuğundan Kadastro Mahkemesinin görevli olmadığı, genel mahkemenin görevli olacağı gözetildiğinde görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması da usul ve kanuna aykırıdır.

Yine, dava konusu taşınmazlardan (E) harfli bölümün fen bilirkişi raporunda 312 ada 6 sayılı parselde kaldığı belirtilmiş, parselin kadastro tutanağı ve tapu kaydı incelendiğinde tarla vasfıyla 1/4'er payla davacı, kardeşleri ..., ... ... ve oğlu... adına eldeki dava tarihinden sonra 27.06.2013 tarihinde tespit edildiği ve itiraz edilmeksizin 23.08.2013 tarihinde kesinleşerek tapuya tescil edildiği, davacının ¼ payını 17.7.2014 tarihinde oğlu ...’ya sattığı anlaşılmıştır.

Kadastro sırasında söz konusu parselin kadastro tutanağının esasen eldeki davada davalı olması nedeniyle malik hanesi boş bırakılmak suretiyle düzenlenmesi ve tutanak aslının Kadastro Mahkemesine devredilmesi gerekirken, bu işlemler yapılmaksızın tutanağın kesinleştirilerek tapuya kaydedilmesi usule aykırı olduğundan, mahkemece öncelikle 312 ada 6 sayılı parselin kadastro tutanağı davalı hale getirilmeli, sonra 3402 sayılı Kanunun 30/2 maddesi gereğince taşınmazın tespit tutanağının edinme sebebinde zilyet olarak adı geçen ve tapu maliki olarak görünen kişiler/ölü iseler mirasçıları davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanıp,

tarafların gösterecekleri deliller ile mahkemece re'sen lüzum görülen diğer deliller de toplanıp dava konusu taşınmazın gerçek hak sahipleri adına tesciline karar verilmesi gerekmektedir. Mahkemece açıklanan husus gözetilmeksizin, tüm tespit maliklerinin davaya katılımı sağlanmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usûl ve kanuna aykırıdır.

Bundan ayrı; mahkemece çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir.

Şöyle ki, davacı gerçek kişi, 3402 sayılı Kanuna göre yapılan orman kadastrosunda orman olarak tespit edilen taşınmaza ilişkin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak eldeki davayı açtığına göre, taşınmazların eski tarihli resmi belgeler üzerindeki konumuna göre orman sayılan yerlerden olup olmadığının tespit edilmesi gerekirken, hükme esas alınan orman bilirkişi raporunda taşınmazların sadece 1958 tarihli memleket haritasında yeşil renkli orman alanında kaldığı bildirilmiş, dayanağı olan eski tarihli hava fotoğrafı üzerinde inceleme yapılmamıştır.

Keşifte dinlenen mahalli bilirkişi taşınmazların yaklaşık olarak 15 yıldır kullanıldığını beyan etmiş, ziraatçi bilirkişi ise (A), (B), (D), (E) harfli taşınmaz bölümlerinin uzun zamandır tarımsal faaliyet yapılmak suretiyle kullanıldığını tespit etmiş, bu haliyle davacının taşınmazlar üzerinde kazanmaya elverişli zilyetliğinin bulunup bulunmadığı konusunda mahalli bilirkişi beyanı ve ziraat bilirkişi raporu arasında çelişki oluşmuş, mahkemece kadastro tespit tarihinden geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine ait hava fotoğrafları da incelenmediğinden söz konusu çelişki giderilmeksizin karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.

Hal böyle olunca.

Mahkemece, öncelikle D harfli bölüm yönünden görevsizlik kararı verilmeli, (E) harfli bölüm yönünden 312 ada 6 sayılı parselin kadastro tutanağı davalı hale getirilerek 3402 sayılı Kanunun 30/2 maddesi gereğince taşınmazın tespit tutanağının edinme sebebinde zilyet olarak adı geçen kişiler/ölü iseler tüm mirasçıları ve tapu malikleri davaya dahil edilerek yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile kadastro tespit tarihinden geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine ait hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız,

yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi, bir ziraat mühendisi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli.

3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 Esas-Karar.

14.03.1989 gün ve 35/13 Esas-Karar ve 13.06.1989 gün ve 7/25 Esas-Karar sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazların dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli;

yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazlar çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli,

hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazların niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarının belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazların üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazlar üzerinde tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğin olup olmadığı, varsa ne zaman başlanıldığı konusunda rapor alınmalıdır.

Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı;

ziraatçi bilirkişiden, taşınmazların evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli ve bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.11.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2020/8439, K. 2020/5751, 26 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
16. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/8439
Karar No
2020/5751
Tarih
26 Kasım 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2020/8440 K.2020/12888
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2020/8442 K.2020/15688
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2020/8442 K.2020/11967
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2020/8443 K.2020/17859
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2020/8443 K.2020/5748
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2020/8443 K.2020/12889

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.