KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2020/8599 E., 2020/4965 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2020
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
- Kanun yolu
- TEMYİZ
Karar Metni
514 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
1972 yılında yapılan tapulama sonucu, ....çalışma alanında bulunan 194 parsel sayılı 2000,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydına dayanılarak ... adına tespit ve komisyon kararı ile tescil edildikten sonra, 28.01.1977 tarihinde ölünceye kadar bakma akdine dayalı olarak davalı ...'ye intikal etmiş. 2012 yılında yapılan yenileme kadastrosu sonucunda da 1970,15 metrekare yüzölçümü ve 239 ada 24 parsel sayısı ile tescil edilmiştir. Davacı ...
İdaresi 11.09.2015 havale tarihli dilekçesi ile davalı adına kayıtlı 239 ada 24 parselin kesinleşen orman tahdidi içinde kaldığını belirterek tapu kaydının iptali ve taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tescili istemi ile dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, 239 ada 24 parsel nolu taşınmazın (14.03.2016 tarihli fen bilirkişi raporunda gösterilen ve taşınmazın tamamı olan 1970,15 metrekarelik kısmın) tapusunun iptali ve orman vasfı ile Hazineye tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1974 yılında kesinleşen 766 sayılı Kanuna göre yapılan genel arazi kadastrosu çalışmaları, 2012 yılında kesinleşen 3402 sayılı Kanunun 22/2-a madde uygulaması ve 1976 yılında yapılıp 03.12.1980 tarihinde ilan edilerek, ilan süresi sonunda 03.11.1981 tarihinde kesinleşen 6831 sayılı Kanun'a göre orman kadastrosu bulunmaktadır.
3302 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanun'a göre 2/B çalışmaları 16.10.2015 tarihinde ilan edilerek, 16.11.2015 tarihinde kesinleşmiştir.
Dosya kapsamından çekişmeli taşınmazların 1972 yılında yapılıp 1974 yılında kesinleşen arazi kadastrosu sonucu davalılar adına tespit edilip, 1981 yılında kesinleşen orman kadastrosunda da tamamının orman sınırları içerisine alındığı, dava tarihinden sonra 16.10.2015 tarihinde ilan edilerek 16.11.2015 tarihinde kesinleşen 2/B madde uygulaması ile de tahdit içinde kalan taşınmazın orman sınırları dışına çıkartılan yerlerden olduğu anlaşılmaktadır.
Temyize konu davanın devamı sırasında yapılan 2/B uygulaması söz konusu olduğuna göre dava aynı zamanda 2/B madde uygulamasına itiraz niteliğini de kazanmıştır. 2/B uygulaması yönünden 6831 sayılı Orman Kanunu'nun değişik 11. madde hükmü gereğince uyuşmazlığın çözümünde kadastro mahkemesi görevlidir.
Görev hususu, kamu düzenine ilişkin olup, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince de dava şartlarından olduğuna göre mahkemece, davanın her aşamasında istek olmaksızın kendiliğinden gözetilmesi gerektiği kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca, 6100 sayılı HMK'nın 165. maddesinde yer alan "Bir davada hüküm verilebilmesi başka bir davaya, idari makamın tespitine ya da dava konusuyla ilgili bir hukukî ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise, mahkemece o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılama bekletilebilir." şeklindeki düzenleme göz önüne alınarak mahkemece; tapu iptali ve tescil davası elde tutulup, 2/B madde uygulamasına itiraz yönünden kadastro mahkemesi görevli olduğundan tefrik edilerek görevsizlik kararı verilmesi,
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2020/8599, K. 2020/4965, 30 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama