İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /16. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 16. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2020/8855 K.2020/4328

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Esas2020/8855Karar2020/4328Tarih15 Ekim 2020Okuma5 dk · 1.049 kelime

KÜNYE

16. Hukuk Dairesi 2020/8855 E., 2020/4328 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Ekim 2020
Mahkemesi
KADASTRO MAHKEMESİ
Dava türü
KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ
Kanun yolu
TEMYİZ
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.049 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Yargıtay bozma ilamında özetle; "dayanılan tapu kaydı ile 1937 tarih 83 nolu vergi kaydının taşınmazlara aidiyetinin ispat edilemediği, 331 tarih 189 ve 201 nolu özel idare kayıtlarının 1937 yılındaki yazımda muamele görmedikleri ve muameleden kaydırıldığı, kayıtlarda hudut bulunmadığı, bu nevi kayıtların uygulama olanağının olmadığı gibi hukuken değer verilmesinin de mümkün olmadığı, dayanılan 8 Mart 1315 tarih 15-30 nolu ve 09.03.1956 tarih 23 nolu mahkeme kararlarında Hazine taraf olmadığından bağlayıcı niteliğinin de bulunmadığı,

Asliye Hukuk Mahkemesinin 1965/169 sayılı dosyasında davacılar ... ve ... tarafından Hazine aleyhine tescil davası açıldığı, bu davada dayanılan 937 tarih 31/2/43 ve 945 tarih 31 nolu vergi kayıtlarını ibraz ettikleri, dava sonucunda verilen hükmün Hazinenin temyizi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 19.09.1964 tarih 3236 Esas, 3606 Karar nolu bozma ilamında 937 tarih 31/2-43 nolu vergi kaydının miktarı kadar yerin kayıt maliklerine verilmesi, miktar fazlasına ilişkin davanın reddine karar verilmesi gerektiğinin, 945 tarih 31 nolu vergi kaydına dayanan davacıların zilyetlik iddialarının gerçek dışı olduğu,

zilyetlikle birleşmeyen kayda değer verilemeyeceğinin belirtildiği, mahkemesince bozma ilamına uyulmakla usuli müktesep hak doğduğu, 937 tarihli vergi kaydına istinaden sahibi olan davacılara toprak tevzii komisyonunca yer bırakıldığının belirtme tutanaklarından anlaşıldığı, bu kayda istinaden maliklerine tapulamaca yer verilip verilmediğinin belirlenerek,

miktarı kadarı yer verilmiş ise miktar fazlası üzerinden zilyetlikten dolayı hak iddia edemeyeceklerinin kabulü gerekeceği, mahkemece 1989 tarihli keşifteki bilirkişi beyanlarına göre davacı taraf yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının gerçekleştiği kabul edilmişse de, 01.04.1982 tarihinde yapılan keşifte dinlenen Hazine tanıklarının tamamı ile bir kısım yerel bilirkişilerin, bu yerlerin 1950 yılına kadar kimse tarafından zilyet edilmediğini, boş olduklarını, ancak 1950'den sonra traktörün Türkiye'ye girmesi ile peyderpey sürüldüğünü beyan ettikleri,

35 yıldan beri davacıların bu yerde zilyet oldukları kabul edilse bile keşif tarihinden geriye doğru hesaplandığında Hazine tapularının oluştuğu 1964 tarihine kadar 20 yıllık zilyetlik süresinin gerçekleşmediği, toprak tevzi komisyonunca 1952 yılından yapılan çalışmalarda bu yerlerin sürülmeyen yerler olarak belirlenmesinin de Hazine tanıklarının ve bir kısım bilirkişilerin beyanını teyit ettiği, zilyetlikle birleşmeyen vergi kayıtlarına değer verilemeyeceği, mahkemece bu yönlerin düşünülmeksizin 1989 tarihinde yapılan keşifteki bilirkişilerin mücerret beyanlarına değer verilmek suretiyle hüküm kurulmasında isabet bulunmadığı" belirtilmiştir.

Mahkemece bozma ilamına karşı önceki hükümde direnilmesine karar verilmiş, temyizi üzerine Hukuk Genel Kurulunun 04.10.2000 tarih 2000/16-1013-1207 Esas ve Karar sayılı ilamıyla, "Özel Daire bozma ilamına uymak gerekirken direnilmesinde isabet bulunmadığı" belirtilerek direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında Hazine adına tespit edilen 43 parsel sayılı taşınmaz hakkında, davacı ... tarafından satın alma ve eklemeli zilyetlik nedeniyle adına tescili istemiyle; .... ve arkadaşları tarafından, Hazine adına tespit edilen 25, 28, 34, 32, 54 parsel sayılı taşınmazlar hakkında, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adlarına tescili istemiyle ve ... tarafından, 43 parsel sayılı taşınmaz hakkında benzer nedenlerle adına tescili istemiyle açılan davalar, eldeki dava dosyası birleştirilmiş ve müdahil ...,

davacı ...'in ölümüyle mirasçılarından ...'in payını noter satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını öne sürerek, 19.09.2002 tarihli harçlandırılmış dilekçesi ile davaya katılmıştır.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda asıl ve birleşen davaların reddine, çekişmeli 25, 28, 32, 34, 54, 43, 29, 33, 57, 60, 26, 27, 30, 15, 16, 18, 39, 285, 286, 19, 20, 23, 31, 35, 37, 38, 42, 45, 46, 51, 52, 55, 56, 59, 61, 62, 64, 17, 22, 287, 47, 48, 21 parsel sayılı taşınmazların Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hükmün, ... mirasçıları ve arkadaşları vekili, ... ve arkadaşları, ..., ... mirasçıları, ... ve arkadaşları, ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine,

Dairemizin 25.12.2018 tarih 2017/3261-2018/8153 Esas, Karar sayılı ilamıyla, onanmasına karar verilmiş olup, iş bu onama ilamına karşı ... ve ... ile arkadaşları tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuş, Dairemizin 19.09.2019 tarih 2019/2016-5377 Esas, Karar sayılı ilamıyla, karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir.

Davacı ... oğlu ... mirasçıları olan ... ve ... vekili tarafından, murislerinin 2001 yılında öldüğü mirasçılarının davaya dahil edilmediği ve aleyhlerinde verilen kararı yeni öğrendikleri öne sürülerek, 09.07.2020 tarihli dilekçe ile temyiz talebinde bulunulması üzerine, Mahkemenin 10.07.2020 tarihli ek kararı ile temyiz talebinin reddine karar verilmiş, adı geçenler vekilince iş bu ek karar da temyiz edilmiştir.

Mahkemece verilen temyiz talebinin reddine dair ek karar, davacı ... oğlu ... mirasçıları vekiline 19.07.2020 tarihinde (e-teb.) tebliğ edilmiş olup, davacılar vekilince 04.08.2020 tarihinde (havale ve harç tarihi) temyiz talebinde bulunulmuştur. Öncelikle belirtmek gerekir ki, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 29/son maddesi hükmü uyarınca, Kadastro Mahkemeleri adli tatile tabi değildir. Diğer yandan.

6100 sayılı HMK ile yürürlükten kalkan ancak temyize ilişkin hükümleri karar tarihinde halen yürürlükte olan HUMK'nın 432. maddesinde "Temyiz, kanuni süre geçtikten sonra yapılır veya temyizi kabil olmayan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme temyiz isteminin reddine karar verir ve Yargıtay'a gönderme için yatırılan parayı kullanarak ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ eder.

Bu ret kararı tebliğinden itibaren yedi gün içinde temyiz edilebilir, temyiz edildiği ve gerekli giderler de yatırıldığı takdirde dosya kararı veren mahkemece Yargıtay'a yollanır." hükmü düzenlenmiştir. Mahkemenin ek kararında temyiz süresi 15 gün olarak gösterilmiş ise de, yukarıda açıklanan maddeye göre süre kanunen belirlenmiş olup 7 gündür.

Hukuk Genel Kurulu'nun 12.12.2012 tarih ve 2012/9-1170 Esas, 2012/1172 Karar sayılı ilamında, yasada öngörülen süreler ve bu sürelere uymamanın neticeleri açıkça belirtilmiş olup, anılan kararda, 1086 sayılı HUMK ile 6100 sayılı HMK'da öngörülen sürelerin nitelikleri bakımından, taraflar için ve mahkemeler için konulmuş süreler olmak üzere ikiye ayrıldığı,

sürelerin önemli bir kısmının, taraflar için konulmuş süreler olup tarafların, bu süreler içinde belli işlemleri yapabileceği veya yapmaları gerektiği, bu süre içinde yapılamayan işlemlerin tekrar yapılamayacağı ve süreyi kaçıran taraf aleyhine sonuç doğuracağı, taraflar için konulmuş sürelerin; kanunda belirtilen süreler ve hakim tarafından belirtilen süreler olmak üzere ikiye ayrıldığı, kanunda belirtilen sürelerin; kanun tarafından öngörülmüş (cevap süresi, temyiz süresi gibi) süreler olup, bu sürelerin kesin olduğu ifade edilmiştir.

HGK’nın kararında da değinildiği üzere, yasada mahkemelerce yapılması gereken bir kısım adli işlemler sürelere bağlanmıştır. Bu sürelerin bazılarını kanun bizzat belirlerken, bir kısmını işin özelliğine, tarafların durumlarına göre belirlemesi için hakime bırakmıştır. Kanuni süreler açıkça belirtilen ayrıcalıklar dışında kesindir.

Bu nedenle HUMK'nın 159. ve halen yürürlükte olan HMK'nın 90. maddesinde belirtildiği gibi, kanunun tayin ettiği süreler hakim tarafından azaltılıp çoğaltılamaz.

SONUÇ / HÜKÜM

Bu açıklamalar ışığında, hakimin kanunda belirlenen süreyi çoğaltmasına ilişkin tasarrufu sonuç ifade etmeyeceğinden, davacı vekilinin temyiz isteminin açıklanan nedenlerle süre yönünden REDDİNE, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.10.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2020/8855, K. 2020/4328, 15 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
16. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/8855
Karar No
2020/4328
Tarih
15 Ekim 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2020/8856 K.2020/12538
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2020/8857 K.2020/13412
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2020/8858 K.2020/12536
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2020/8859 K.2020/14643
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2020/8859 K.2020/13411
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2020/8861 K.2020/4718

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.