KÜNYE
17. Ceza Dairesi 2015/11059 E., 2016/2962 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
275 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulu'nun 10.04.2007 tarih, 2007/78 Esas, 2007/85 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, adli tatil içinde görülmeyecek bir davanın tebligatının adli tatil süresi içerisinde yapılması halinde, adli tatil içinde süre işlemeyeceğinden, yedi günlük temyiz süresinin adli tatilin bittiği günden itibaren hesaplanması gerektiğinin anlaşılması karşısında; sanık ...'ın 23.08.2011 günlü temyiz isteminin de süresinde olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
T.C. Anayasa Mahkemesi'nin, TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ...'in temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, T.C.
Anayasa Mahkemesi'nin, TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olmasından kaynaklanan zorunluluk nedeniyle.
Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2015/11059, K. 2016/2962, 8 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama