KÜNYE
17. Ceza Dairesi 2015/11764 E., 2016/3282 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
255 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Müştekinin yargılama aşamasındaki tüm beyanlarında suça konu telefonu 06/04/2007 tarihinde Cuma namazına giderken kapısını açık bıraktığı işyerindeki dolabın üzerinde unuttuğunu ve döndüğünde ise telefonunun yerinde olmadığını görerek çalındığını anladığını belirtmesi ve suça konu cep telefonunun İMEİ numaraı üzerinden HTS kayıtlarına bakıldığında sanık tarafından ilk olarak 06/04/2007 tarihinde saat 06.41'de kullanıldığının ortaya çıkması ve sanığın suça konu cep telefonunu, mağdurun cep telefonunu kaybetmesinden önce kullandığının anlaşılması karşısında; suça konu cep telefonunun suç tarihinde önceki HTS raporlarının getirtilerek,
sanığın cep telefonunu kullanmaya başladığı tarihin kesin şekilde tespit edilip ve bu hususun müştekiye de sorularak çelişkinin ortadan kaldırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Kabule göre de;
2-Eylemin bina vasfındaki iş yerinde gerçekleştirildiği kabul edildiği halde, sanığın eylemine uyan TCK'nın 142/1-b maddesi gereğince cezalandırılması yerine, suçun vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde cezalandırılması,
3-Müştekinin yargılama sırasındaki tüm beyanlarında; suça konu cep telefonunun ... Sanayi Sitesi içerisinde bulunan işyerindeki dolaptan 06/04/2007 tarihinde saat 12.00-13.00 arasında çalındığını fark ettiğini beyan ettiği halde mahkemece suç tarihinin gerekçeli kararda 10/04/2007 olarak kabul edilmesi,
Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2015/11764, K. 2016/3282, 14 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama