KÜNYE
17. Ceza Dairesi 2015/12 E., 2015/802 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2015
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
206 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 18.03.2008 günlü 2008/9-7-56 ve 13.05.2008 günlü 2008/10-101-113 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, 1412 sayılı CMUK’un 138, 141. maddeleri ve 5271 sayılı CMK’nın 149, 150. maddeleri uyarınca, şüpheli veya sanığın soruşturma ve kovuşturmanın her evresinde müdafii talep edebileceği gibi, şüpheli veya sanık on sekiz yaşını doldurmamış yada sağır, dilsiz veya kendini savunamayacak durumda malul olursa istemi aranmaksızın müdafii atanacağı, baroca istem halinde veya Kanun gereği zorunlu olarak atanan müdafiinin görevinin hükmün kesinleşmesiyle son bulduğu,
kendisine zorunlu müdafii atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu müdafiiye yapılan tefhim veya tebliğin kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı, bu durumda zorunlu müdafii, sanığın lehine gibi görünen bazı işlemler yapmış olsa da; örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün sanığın kendisine de tebliğ edilmesi ve sanık tarafından temyiz dilekçesinin verilmesi halinde, temyiz isteminin kabul edilmesi gerektiği, uyarlama kararının hükümlü ...'ya usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine karşın, adı geçen hükümlü tarafından temyiz yasa yoluna başvurulmadığı anlaşıldığından,
Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2015/12, K. 2015/802, 15 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama