KÜNYE
17. Ceza Dairesi 2015/13501 E., 2016/8158 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
420 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın, müştekinin evine tırmandığını, daha sonra ise çaldığı eşyalarla birlikte ticari taksiye bindiğini gören bir şahsın polise olayı bildirmesi ve gittiği yönün tarifi üzerine, çevrede yapılan araştırmada yakalandığının anlaşılması karşısında, takipte kesinti oluştuğu anlaşılmakla, tebliğnamede suçun teşebbüs aşamasında kaldığı yönündeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükümde uygulama maddesinin "116/1 "olarak yerinde gösterilmesi olanaklıdır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-T.C. Anayasa Mahkemesi'nin, TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki Yasa'nın 108/2. maddesi uyarınca tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağının anlaşılması karşısında; sanığın adli sicil kaydında yazılı mahkumiyetlerinin içinde en ağırının Adana 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 30.03.2006 gün, 2006/96-418 sayılı kararına konu hırsızlık suçundan hükmedilen ve infaz tarihi 24.06.2010 olan 3 yıl 6 ay hapis cezası olduğu ve bu hükümlülüğün tekerrüre esas alınması gerekirken; bu ilamın yanı sıra başka mahkumiyet hükümlerinin de gösterilerek birlikte tekerrüre esas alınması suretiyle de infazda duraksamaya neden olunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “T.C.
Anayasa Mahkemesi'nin, TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olmasından kaynaklanan zorunluluk nedeniyle.
"TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin olan tüm kısımların" hükümden çıkartılması ile yerine "TCK'nın 53. maddesinin Anayasa Mahkemesi'nin 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilmek suretiyle uygulanmasına" cümlesi eklenmek ve 5237 sayılı TCK'nın 58/6. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkartılarak,
Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2015/13501, K. 2016/8158, 31 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama