KÜNYE
17. Ceza Dairesi 2015/14301 E., 2016/4875 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2016
- Mahkemesi
- Çocuk Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
246 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
Sadece suça sürüklenen çocuk müdafiinin hazır olduğu 22.10.2012 tarihli oturumda suça sürüklenen çocuk müdafiinin yüzüne karşı açıklanan kısa kararda yasa yolu bildiriminin aynen “suça sürüklenen çocuk müdafii yönünden tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde mahkememize verilecek dilekçe veya zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle Yargıtay ilgili ceza dairesinde temyiz yolu açık” şeklinde olduğu, bu hükmün suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından gerekçeli kararın kendisine tebliğ tarihi olan 16.11.2012 tarihinde temyiz edildiği,
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 40/2. maddesi, 5271 sayılı CMK’nın 232/6 ve 34/2. maddeleri ile 1412 sayılı CMUK’nun 310. maddesine göre kararlarda başvurulacak kanun yolu süresi, mercii ve şekillerinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği halde; suça sürüklenen çocuk müdafiinin yüzüne karşı verilen hükümde temyiz süresinin "tefhimden" itibaren başlayacağının belirtilmesi yerine "tebliğden" itibaren başlayacağı belirtilerek suça sürüklenen çocuk müdafiinin yanıltıldığı.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 02/04/2013 gün ve 2012/14-1533 Esas ve 2013/113 Karar sayılı ve 13.12.2011 gün ve 247/261 sayılı kararlarında durumun farklı olduğu, belirtilen kararlara konu yerel mahkeme kararında temyiz süresinin ''tefhim veya tebliğden'' itibaren başlayacağının belirtildiği; dolayısıyla 16.11.2012 tarihli suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin süresinde olduğunun belirlenmesiyle yapılan incelemede,
Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2015/14301, K. 2016/4875, 7 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama