İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /17. Ceza Dairesi

YARGITAY · 17. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2015/14671 K.2016/7835

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:

Esas2015/14671Karar2016/7835Tarih24 Mayıs 2016Okuma4 dk · 777 kelime

KÜNYE

17. Ceza Dairesi 2015/14671 E., 2016/7835 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Mayıs 2016
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suçlar
Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal
Hüküm
Mahkumiyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

777 kelime·4 dk okuma

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:

Mahkemece 05.04.2013 tarihli ek karar ile mala zarar verme suçundan doğrudan adli para cezasına hükmedilmesi ve verilen kararın kesin nitelikte olması nedeniyle, mala zarar verme suçu bakımından sanığın temyiz talebinin reddine karar verilip, ek kararın sanığa yöntemine uygun şekilde tebliğine rağmen, sanığın ek kararı temyiz etmediği görülmekle, mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik olarak kanun yararına bozma yoluna gidilmesi ile iddianame ile sanık hakkında 6136 sayılı Yasa'nın 13/1. maddesinin de tatbiki istendiği halde bu suçla ilgili olarak hüküm kurulmadığı anlaşıldığından, mahallinde her zaman karar verilmesi olanaklı kabul edilmiştir.

1-Ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan “kuşkudan sanık yararlanır” kuralı uyarınca sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel koşulu suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesine bağlıdır. Şüpheli ve aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak hüküm tesis edilemez. Ceza mahkumiyeti bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat teorik de olsa hiçbir kuşku ve başka türlü bir oluşa olanak vermemelidir.

İhtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza yargılamasının en temel amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermektir, o halde ceza yargılamasında mahkumiyet, büyük veya küçük bir ihtimale değil, kuşkudan uzak bir kesinliğe dayanmalıdır.

Her hukuk devletinde kabul edilen ve masumluk karinesi ile sıkı bir ilgisi bulunan şüpheden sanık yararlanır (in dubio pro reo) ilkesine göre yapılan ceza muhakemesinin sonunda fiilin sanık tarafından işlendiğinin yüzde yüz açıklığa ulaşmaması halinde mahkumiyet kararının verilemeyeceği, T.C.

Anayasa'nın 38/4. maddesi ile İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin 11. maddesi, İnsan Hakları ve Avrupa Sözleşmesinin 6/2. maddesi, Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi'nin 14/2. maddelerinde açıkça kabul edilmiş olup, bu ilkenin dayanağını, bir suçlunun cezasız kalmasının, bir masumun mahkum olmasına tercih edilmesi gerektiği esasının oluşturduğu kabul edilmekle;

Dosya kapsamından, 04.10.2010 günü 09.15 ile 15.30 saatleri arasında müştekinin ikamet kapı kilidi kırılarak, yatak odasında bulunan çelik kasanın kilit deliği zorlanarak açılıp, müşteki ... ve evde misafir olarak bulunan diğer müşteki ...'e ait 8.500 Euro, 2.500 TL, 6.000 TL değerindeki ziynet eşyaları, tabanca ve cep telefonun çalındığı, olay yerinden herhangi bir delil elde edilemediği, müşteki Burak'ın, olay sabahı saat 08.00 sıralarında bir şahsın, sabit ev telefonunu aradığı, ancak ses vermeden bir süre dinleyip, telefonu kapattığı yolundaki beyanı üzerine,

telefon kayıtlarının incelenmesinde, müştekiye ait sabit ev telefonunun saat 08.24'te sanığın ablası olan ve hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen ... adına kayıtlı hat ile arandığı ve “...” baz istasyonunun kullanıldığının tespit edildiği, ...'in, arama yapılan numaranın kendisine ait olduğu ancak kardeşi olan ve Bursa'da ikamet eden sanık tarafından kullanıldığını söylediği, olayın bu şekilde gelişmesi üzerine, müşteki Mustafa'nın, sanık ve ablasının uzaktan akrabaları olduğu, sanığın yaklaşık 6 ay kadar önce evine misafirliğe geldiği, olaydan 15-20 gün kadar önce de sanığın, Almanya'da bulunan oğlundan borç para istediği,

bu nedenle sanıktan şüphelendiğini ileri sürdüğü, sanığın atılı suçlamayı kabul etmediği, müştekiden borç para istediği ve evine gidip geldiği hususlarının doğru olduğu ancak hırsızlık yapmadığı, akraba oldukları için müştekiyi zaman zaman aradığı, olay günü ise arayıp aramadığını hatırlayamadığı yolunda savunmada bulunduğu, müşteki ...'in, yargılama aşamasında dinlettiği tanıkları olan.... ve ...'un, 22.11.2012 tarihli duruşmada, 3 yıl önce sanığın ablası ....'in, müşteki ...'dan borç para aldığı, kendilerinin de kefil olduğu, Sibel'in borcu ödememesi nedeniyle müşteki ...'nın parayı kendilerinden istediği,

bu sırada ....'in “onun çok parası var, evinde kasa var” deyip, kardeşi olan sanığa hitaben “o kasayı kıracaksın, o parayı alacaksın” dediğini duydukları yolunda beyanda bulundukları, mahkemece eldeki delillerle sanığın atılı hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçundan mahkumiyetine karar verildiğinin anlaşılması karşısında, sanığın, hırsızlık olayının meydana geldiği gün müştekinin sabit ev telefonunu araması ve Bursa'da ikamet eden sanığın suç mahalli olan.... baz istasyonunu kullanması dışında, olayın herhangi bir görgü tanığı olmadığı,

suça konu eşyaların sanıktan ele geçirilmediği gibi sanığın da suçlamayı inkar ettiğinin anlaşılması karşısında, sanığın atılı suçları işlediğine dair mahkumiyetine yeterli derecede kesin ve somut nitelikte her türlü şüpheden uzak, inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, atılı suçların sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,

Kabule göre de,

2-Müştekiye ait ikametten 8.500 Euro, 2.500 TL, 6.000 TL değerindeki ziynet eşyaları, tabanca ve cep telefonun çalındığı anlaşılmakla suça konu eşyanın önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi uyarınca hırsızlık suçundan temel ceza belirlenirken alt sınırdan hüküm kurulması,

3-T.C. Anayasa Mahkemesi'nin, TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda hırsızlık suçundan kurulan hükümde TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

SONUÇ / HÜKÜM

Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 24.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2015/14671, K. 2016/7835, 24 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
17. Ceza Dairesi
Esas No
2015/14671
Karar No
2016/7835
Tarih
24 Mayıs 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2015/14671 K.2016/7226
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2015/14673 K.2016/2707
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2015/14675 K.2016/7963
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2015/14676 K.2016/9239
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2015/14678 K.2016/7064
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2015/14678 K.2016/9139

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.