KÜNYE
17. Ceza Dairesi 2015/16455 E., 2016/8792 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
239 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
I-O yer Cumhuriyet Savcısı'nın temyiz talebinin incelenmesinde;
O yer Cumhuriyet Savcısının, 13/12/2010 tarihli müddeti muhafaza talepli temyiz dilekçesinde hakim havalesinin bulunmadığı ve UYAP'tan sorgulandığında 17.12.2010 tarihli olarak gözüktüğü, 30/12/2010 tarihli dilekçesinin ise süresinden sonra olduğu ve dosya gönderme formuna da bu tarihin işlendiği anlaşıldığından, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK'un 310/1. maddesinde öngörülen 1 haftalık süre geçtikten sonra O yer Cumhuriyet Savcısı'nın hükmü temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında, anılan Yasa'nın 317. maddesi gereğince temyiz talebinin tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-Sanıklar hakkında kurulan hükmün yapılan temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanıkların müştekinin ikamet kapısının kilit kenarlarını zorladıkları ve kapının önünde kapı parçalarının ele geçirildiği, sanıkların ikamete giremeden hırsızlık suçuna teşebbüs etmeleri şeklindeki eylemlerinin TCK'nın 142/1-b maddesi kapsamında kalması karşısında, yazılı şekilde TCK'nın 142/2-d maddesinin uygulanması,
2-5271 sayılı CMK.nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı olarak sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmemesi,
Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2015/16455, K. 2016/8792, 13 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama