KÜNYE
17. Ceza Dairesi 2015/17256 E., 2016/12542 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
644 kelime·3 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık ... hakkında verilen 18/06/2009 tarihli hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanık ...'ın yüzüne karşı kurulan 18.06.2009 tarihli kararda, yasa yolu başvuru süresinin gerekçeli kararın tefhimden itibaren başlayacağının belirtilmesi gerekirken, tebliğden itibaren başlayacağının belirtilmesi suretiyle yanıltıcı ifadenin kullanıldığı ve bu haliyle tefhimin T.C. Anayasası’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddelerinde öngörülen yönteme uygun olarak yapılmadığı anlaşıldığından, sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede:
Sanık ...'ın diğer sanıklarla birlikte suça konu hayvanları çaldıktan ve bu suretle kendi hakimiyet alanlarına geçirdikten sonra hayvanların sanık ...'in kullandığı kamyonda yakalandığının anlaşılması karşısında, eyleminin tamamlandığı düşünülmeden, kalkışma aşamasında kaldığının kabulü ile uygulama yapılması ve sanığın adli sicil kaydında yer alan ... 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2001/1229 Esas 2007/232 Karar sayılı ilamıyla hükmolunan 1 yıl hapis cezası ile mahkumiyete ilişkin, 17.07.2007 tarihinde kesinleşen ilamın 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi uyarınca tekerrüre esas bulunduğunun gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Hak yoksunluklarına hükmedilirken yanılgılı hüküm kurulmuş ise de, mahkumiyetin kanuni sonucu olarak infaz evresinde resen ve doğru olarak, TCK'nın 53. maddesinin 1 ila 3. fıkralarında öngörüldüğü biçimde uygulanması mümkün görüldüğünden ve Anayasa Mahkemesi'nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı kararı ile TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının da kapsam ve içerik itibarıyla infaz aşamasında mahallinde gözetilebileceğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık ...’ın temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II-Sanıklar ..., ..., ... hakkında verilen 05.09.2013 tarihli hükümlere yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Mala zarar vermek suçundan verilen önceki beraat kararının temyiz edilmeksizin kesinleşmesi nedeniyle ikinci kez kurulan beraat hükmü yok hükmünde kabul edilmiştir.
Sanıkların birlikte suça konu hayvanları çaldıktan ve bu suretle kendi hakimiyet alanlarına geçirdikten sonra hayvanların sanık ...'in kullandığı kamyonda yakalandığının anlaşılması karşısında, eylemlerinin tamamlandığı düşünülmeden, kalkışma aşamasında kaldığının kabulü ile uygulama yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine, aynı maddenin diğer haklar ile a, d ve e bentlerindeki hak yoksunluğun ise infaz tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması, ayrıca T.C. Anayasa Mahkemesi'nin, TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2-Yargılama giderlerinin payları oranında eşit olarak sanıklardan alınmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sanıklardan müteselsilen tahsiline karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... müdafii ile sanık ...'ın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, T.C.
Anayasa Mahkemesi'nin, TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olmasından kaynaklanan zorunluluk nedeniyle.
Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2015/17256, K. 2016/12542, 30 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama