KÜNYE
17. Ceza Dairesi 2015/17291 E., 2016/10455 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
Adli sicil kayıtlarında suç tarihinden önce hapis cezası mahkumiyeti bulunmayan ve suç tarihinde 18 yaşını doldurmamış suça sürüklenen çocuk hakkında tayin edilen 7 ay 23 gün kısa süreli hapis cezalarının 5237 sayılı TCK'nın 50/3. maddesine göre para cezası veya tedbirlerden birisine çevrilmesinde zorunluluk bulunduğu ve mahkemenin uygulamasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, tebliğnamede bozma talep eden (1) nolu düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5237 sayılı Kanun'un 37/1. maddesindeki düzenlemeye göre bizzat olay yerinde bulunan ve suçun kanuni tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştiren herkesin müşterek fail olarak sorumlu olacağı, bu nedenle olayda gözcülük yaptığı kabul edilen suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK'nın 37/1. maddesi ile hüküm kurulması gerekirken aynı Kanun'un 39. maddesi ile hüküm kurulması,
2-Suça sürüklenen çocuk hakkında belirlenen kısa süreli hapis cezalarının 5237 sayılı Kanun'un 50/1-a maddesince adli para cezasına çevrilmesine karar verildikten sonra aynı Kanun'un 52. maddesine uygun şekilde tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilmek suretiyle sonuç cezanın belirlenmesi gerektiği halde bu yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2015/17291, K. 2016/10455, 10 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama