KÜNYE
17. Ceza Dairesi 2015/18752 E., 2016/9489 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Karşılıksız yararlanma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
257 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü: Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. maddesi uyarınca, kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine, vekil duruşmalara katılmamış olsa dahi, tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücretinin sanığa yükletileceği gözetilmeden dilekçe yazım ücretine hükmedilmesi karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
02.07.2012 tarihinde kabul edilip 28344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı “Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkındaki” Kanun'un geçici 2. maddesinin 1. ve 2. fıkrası hükümleri birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde, "yapılan değişiklikle amaçlananın bu kapsam dâhilindeki suçlar bakımından kurum zararının ödenmesi halinde, olayın sanık ya da sanıkları hakkında ceza verilmesine yer olmadığı karar verilerek işin esasına girilmesinin önlenmesi" olduğu değerlendirilip,
anılan Kanun'un geçici 2. maddesi gereğince; katılan kurumun talep ettiği miktar ile bilirkişinin hesapladığı kaçak kullanım bedeli arasında bariz fark bulunduğu dikkate alınarak, sanığa, “katılan kurumun bilirkişi tarafından tespit edilen (vergiler dahil) 91.723,97 TL zararını gidermesi halinde hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verileceği” hususunda bildirimde bulunulduktan sonra yasal sürenin geçmesi nedeni ile sanığa makul bir süre de tanınıp bu süre beklenilerek,
sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerekli olduğu gözetilmeden, yasal süre geçirilip karşılıksız yararlanma suçundan yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2015/18752, K. 2016/9489, 23 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama