KÜNYE
17. Ceza Dairesi 2015/23074 E., 2017/5252 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Hırsızlık, mala zarar verme
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
374 kelime·2 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; hırsızlık suçunun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suça konu kabloların direklerden kesilerek çalınmaya teşebbüs edildiği, hırsızlığın kabloların mülkiyetine yönelik olduğunun anlaşılması karşısında; hırsızlık suçu dışında ayrıca mala zarar verme suçunun oluşmayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Dava dışı sanıkların kollukta suça sürüklenen çocukla birlikte gece saat 01.00 sıralarında Maçka’ya geldiklerini beyan ettikleri, olay tutanağına göre de jandarmanın gece saat 02.30 sıralarında yol üzerinde suça sürüklenen çocuk ve arkadaşlarının araçlarını park halinde gördüğü,gece saat 03.20 sıralarında suça sürüklenen çocuğun ve arkadşlarının aracın başına gelmeleri üzerine yakalandıklarının belirtildiği ve bu suretle hırsızlık suçunun gece vakti işlendiği anlaşılmakla suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 143. maddesinin uygulanmaması,
Kabule ve uygulamaya göre de;
3-Suç tarihinde 12-15 yaş grubu içerisinde olan suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezalarının 5237 sayılı TCK'nın 50/3. maddesi gereğince aynı maddenin 1. fıkrasında belirtilen adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
4-Çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin; 5237 sayılı TCK'nın 31/1. maddesi uyarınca 12 yaşını doldurmamış çocuklar ile aynı maddenin ikinci fıkrasına göre işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan yada davranışlarını yönlendirme yeteneği yeterince gelişmemiş 12-15 yaş grubunda bulunan çocuklar hakkında uygulanması olanağının bulunduğu gözetilmeyerek, ceza sorumluluğu bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 5/1-d. maddesi uyarınca sağlık tedbiri yaptırımına hükmolunması,
5-Mahkemece 5271 sayılı CMK'nın 150/2. maddesi uyarınca, 18 yaşından küçük suça sürüklenen çocuğun savunmasını yapmak üzere zorunlu müdafinin görevlendirilmesi nedeniyle, müdafiye ödenen avukatlık ücretinin dosyadaki bilgilerden yeterli mali geliri bulunmadığı anlaşılan suça sürüklenen çocuğa yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi suretiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye aykırılık meydana getirilmesi,
Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2015/23074, K. 2017/5252, 3 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama