KÜNYE
17. Ceza Dairesi 2015/3110 E., 2015/4378 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2015
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 237. maddesine göre, kovuşturma evresinin her aşamasında, hüküm verilinceye kadar mağdur, suçtan zarar gören gerçek veya tüzel kişiler ile malen sorumlu olanların şikayetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabilecekleri, aynı Yasanın 260/1. maddesine göre ise katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yollarının açık olduğunun öngörüldüğü, mahkemece yapılan tensip ile duruşma gün ve saatini bildirir davetiyenin yöntemine uygun şekilde müşteki kuruma tebliğ edildiği, müşteki kurum vekilinin ilk 11 oturuma katılmadığı,
27.5.2010 tarihli 12. oturuma iştirak ettiği, ancak bu oturumda, mahkeme tarafından müşteki kurum vekiline kamu davasına katılmak isteyip istemediği sorulmadığı gibi müşteki kurum vekilinin de bu yönde her hangi bir beyanda bulunmadığı, 29.06.2010 günlü hükmün, yokluğunda karar verilen müşteki kurum vekiline 16.8.2010 tarihinde tebliğ edildiği,
müşteki kurum vekilinin 19.8.2010 tarihli dilekçesi ile sanık hakkında verilen beraat kararını temyiz ettiği, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere mağdurun katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığının anlaşılması halinde her aşamada kamu davasına katılabileceğinin anlaşılması karşısında,
CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca temyiz dilekçesi vermek suretiyle kamu davasına katılma hususundaki iradesini açıkça ortaya koyan suçtan zarar gören konumundaki ...nün kamu davasına katılmasına ve vekilinin katılan vekili olarak kabul edilmesine karar verilerek, yapılan temyiz incelemesinde;
Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2015/3110, K. 2015/4378, 23 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama