KÜNYE
17. Ceza Dairesi 2015/5272 E., 2015/1051 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2015
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
297 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk ve aile üyeleri hakkında yürütülen başka bir soruşturma nedeniyle ikametleri önünde park halinde bulunan ve suça sürüklenen çocuğun babası tarafından kullanılan ... plakalı araç içinde yapılan aramada gizlenmiş halde bir adet tabancanın ele geçirildiği, suça sürüklenen çocuğun 14.1.2010 tarihli ifadesinde bu tabancayı yaklaşık 3-4 ay önce İstanbul'da tanımadığı birinden satın aldığını söylediği, tabanca üzerinde yazılı bulunan seri numarasından ruhsat sahibinin müşteki olduğunun anlaşıldığı,
müştekinin 14.1.2010 tarihli beyanında tabancayı 2006 yılında babasından devraldığını, ruhsatın geçerlilik süresinin 15.2.2011 tarihi olduğu, bundan 3 yıl önce 2007 yılında tabancasını emaneten baldızı ...'a bıraktığını, o tarihten sonra da tabancasını almadığını söylediği, ...'ın, tabancanın müşteki tarafından 3 yıl önce kendisine bırakıldığı, ikametinden nasıl çalındığını anlamadığı, ikametinden hırsızlık olayı olduğunu gösterir her hangi bir emare bulunmadığı yolunda beyanda bulunduğu,
alınan beyanlardan suç tarihinin tam olarak tespit edilmediğinin anlaşılması karşısında, nüfus kaydına göre 10.7.1992 doğumlu olan suça sürüklenen çocuğun, suç tarihinin 10.7.2007 tarihinden önce olması halinde TCK'nın 31/2. maddesi kapsamında olacağı ve bu maddenin uygulanması halinde uzamış zamanaşımı süresinin dolacağı,
suç tarihinin bu tarihten sonra olması halinde ise aynı yasanın 31/3. maddesinin uygulanması gerekeceği dikkate alınarak suç tarihinin kesin olarak tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden suça sürüklenen çocuk hakkında hangi gerekçe ile TCK'nın 31/3. maddesinin tatbik edildiği dahi tartışılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi,
Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2015/5272, K. 2015/1051, 21 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama