KÜNYE
17. Ceza Dairesi 2015/6442 E., 2015/8710 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2015
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
269 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanıklardan ...'ın yakalandıktan sonra hırsızlığa konu eşyaların yerini söylediği ve müştekiye iadesini sağladığı, ancak maket telefonların bulunmaması ve buna ilişkin zararın giderilmemesi nedeniyle iadenin kısmi olduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 168/4. maddesi gereğince müştekinin kısmi iadeye rıza gösterip göstermeyeceği tespit edildikten sonra sanıklar hakkında uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Kasten işlemiş oldukları suçtan, hapis cezalarıyla mahkumiyetlerin yasal sonucu olarak sanıkların 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin “c” bendinde “velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun” sadece sanıkların kendi alt soyları yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, alt soyları haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
3-Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 08.04.2008 gün ve 2008/1-157 Esas, 2008/74 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; tekerrür uygulamasına esas alınacak hükümlülüklerin ve sonraki suç tarihinin 01.06.2005 tarihinden önce olması halinde; 5237 sayılı TCK'nın lehe kabulü ile yapılan uygulamalarda aynı Kanun'un 58. maddesinde yer alan tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden sanık ... hakkında TCK'nın 58. maddesinin uygulanması,
Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2015/6442, K. 2015/8710, 4 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama