KÜNYE
17. Ceza Dairesi 2015/7539 E., 2016/252 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ocak 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık, mala zarar verme
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
525 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanıkların müştekilerin ikamet ettikleri binanın girişinde, ayrı bölümler halinde bulunan kömürlüklere girerek hırsızlık eylemini gerçekleştirdikleri olayda, konut dokunulmazlığını bozmak suçundan zamanaşımı içerisinde işlem yapılması olanaklı görülmüştür.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58/6. maddesine göre, sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulaması ve denetimli serbestliğe ayrı ayrı karar verilmesi gerektiği halde, sanık ... hakkında mahkumiyet hükümlerinden sonra bir defa TCK'nın 58. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi infaz aşamasında gözetilebilecek bir husus olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde TCK'nın 143. maddesinin uygulanması ile belirlenen sonuç ceza “2 yıl 6 ay” olması gerekirken, “2 yıl 3 ay” hapis cezası verilmek suretiyle eksik cezaya hükmedilmesi,
2-Sanıklar hakkında TCK’nın 53. maddesi ile uygulama yapılırken, her bir suç nedeniyle verilen cezanın yasal sonucu olarak her suç için ayrı ayrı anılan maddenin uygulanması gerekirken, mahkumiyet hükümlerinden sonra tek bir defa hüküm kurulması ve T.C. Anayasa Mahkemesi'nin, TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3-Yapılan yargılama giderlerinin, sanıklardan payları oranında alınmasına karar verilmesi gerekirken, tahsil şekli gösterilmeksizin sanıklara yüklenilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 326/2. maddesine aykırı davranılması, bu dava sebebiyle yapılan toplam 12 TL yargılama giderinden her bir sanığın payına düşen miktarın 6352 sayılı Yasa'nın 100. maddesi ile CMK'nın 324. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen cümle gereğince, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olduğunun ve bu nedenle sanıklara yargılama gideri olarak yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ile sanıklar ..., ... ve ... müdafileri ve O Yer Cumhuriyet Savcısı'nın temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında hırsızlık suçlarından kurulan hüküm fıkralarından “2 yıl 3 ay hapis” cümlelerinin çıkarılarak yerlerine “2 yıl 6 ay hapis” ibarelerinin yazılması, T.C.
Anayasa Mahkemesi'nin, TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olmasından kaynaklanan zorunluluk nedeniyle.
"TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin olan tüm kısımların" hükümden çıkartılması ile yerine tüm suçlar için yazılmak üzere "TCK'nın 53. maddesinin Anayasa Mahkemesi'nin 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilmek suretiyle uygulanmasına" ibarelerinin eklenmesi,
Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2015/7539, K. 2016/252, 13 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama