KÜNYE
17. Ceza Dairesi 2015/9966 E., 2015/9409 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2015
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
Karar Metni
292 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; atılı suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir. Ancak;
Müştekinin suç tarihi olan 22.08.2002 günü komşusuna gezmeye gittiği, geri döndüğünde hırsızlık olayını fark ettiği yolunda beyanda bulunduğu, olay yerinden elde edilen parmak izinin sanık ...'a ait olduğunun tespit edilerek, bu yolla ulaşılan sanığın atılı suçu kabul etmediği, uyap kayıtlarına göre yaz saati uygulaması da dikkate alındığında suç tarihinde güneşin saat 19.34'te battığı, TCK'nın 6. maddesi uyarınca saat 20.34 ten sonraki zaman diliminin gece olarak kabulü gerektiğinin anlaşılması karşısında; müştekinin yöntemine uygun şekilde celbi ile olay günü hangi saatte evden ayrılıp ne zaman geriye döndüğü hususlarının sorularak,
atılı suçun gündüz vakti işlendiğinin anlaşılması halinde zamanaşımı hükümleri yönünden sanık lehine bulunan 5237 sayılı TCK nın 142/1-b maddesinde yazılı bulunan atılı suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Yasa'nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık uzamış zamanaşımı süresinin suç tarihi olan 22.8.2002 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesinde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi;
suçun gece vakti işlendiğinin anlaşılması halinde ise sanık hakkında 765 sayılı TCK nın 493/1 ve 522. maddelerinin tatbiki ile yapılan uygulamada her hangi bir isabetsizlik bulunmadığı hususu gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin dikkate alınmaması,
Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2015/9966, K. 2015/9409, 17 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama