KÜNYE
17. Ceza Dairesi 2016/13106 E., 2018/14237 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
- Hükümler
- Mahkumiyet
Karar Metni
479 kelime·2 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1)Sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükmün yapılan temyiz incelemesinde;
Sanık ... hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiğinden, 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın temyizi olanaklı bulunmayıp aynı maddenin 12. fıkrası uyarınca itirazı olanaklı kararlardan olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK'nın 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda ya da merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmayacağından, sanık ...’un temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için mahalline İADESİNE,
2)Sanık ... hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin yapılan temyiz incelemelerinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Soruşturma aşamasında sanık hakkında tutuklama istemi nedeniyle CMK'nın 101/3. maddesi uyarınca atanan zorunlu müdafii ücretinin sanığa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi, 6352 sayılı Yasa'nın 100. maddesi ile CMK'nın 324. maddesinin 4. fıkrasına eklenen cümle gereğince, zorunlu müdafiye ödenen ücretin mahsubundan sonra geriye kalan ve sanığın neden olduğu yargılama giderinin, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olduğu ve bu nedenle sanığa yargılama gideri olarak yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi,
2-T.C. Anayasa Mahkemesi'nin, TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’un temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından yargılama giderlerine ilişkin bölümün çıkartılarak, yerine ''Hazırlık aşamasında sanık hakkında tutuklama istemi nedeniyle CMK'nın 101/3. maddesi uyarınca atanan zorunlu müdafii ücretinin Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasına;
ayrıca geriye kalan yargılama ve sanığın neden olduğu yargılama giderinin de 6183 sayılı Kanun'un 106/1. maddesinde belirlenen miktar dahilinde olması nedeniyle 6352 sayılı Kanun'un 100. maddesi ile eklenen 5271 sayılı CMK'nın 324/4. maddesi gereğince Devlet Hazinesine yüklenmesine,” cümlelerinin yazılması ve hükümden Anayasa Mahkemesi'nin, TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olmasından kaynaklanan zorunluluk nedeniyle.
Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2016/13106, K. 2018/14237, 12 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama