KÜNYE
17. Ceza Dairesi 2016/14461 E., 2017/10541 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2017
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
319 kelime·2 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosyada mevcut 17/02/2012 tarihli kolluk yazısı uyarınca sanığın ...... adresinden 2007 yılında ayrılarak gittiği,adres kayıt sisteminde kaydının olmadığı, ancak eşi ve çocuklarının ...... adresindeki ikamet ettiğinin bildirildiği, sanığın güncel mernis adresinin ...... adresi olduğu, 14/02/2014 tarihli tebliğin hukuken geçersiz olup sanığın öğrenmekle süresinde hükmü temyiz ettiği ve temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan da dava açıldığı halde, bu suçtan hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, zamanaşımı süresince mahkemece hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
Tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında TCK'nın 58. maddesinin uygulanmaması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya kapsamına göre, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Müştekiye ait aracın çalındıktan sonra 10.12.2007 tarihinde yol kontrolü yapan trafik ekiplerince, sahte plaka takılı vaziyette tanık ...’ın kullanımında iken yakalandığı, avukat olarak çalıştığı anlaşılan tanık ...’ın ifadelerinde, "Sanık ...'nun avukatlık görevini yürüttüğünü, bu nedenle vekalet ücreti alacağının doğduğunu, suça konu aracı vekalet ücretine karşılık sanık ...'ın kendisine verdiğini, sözleşmeyi sanık ... ile yaptıklarını,sözleşme örneğini mahkemeye ibraz edeceğini belirtmesine rağmen ibraz etmediği,
aracı .... ve .... isimli şahısların kendisine getirdiğini, .....'ün kendisine verdiği bilgiye göre, aracın ..... tarafından .....
Grubu isimli hırsızlık grubundan alınmış olduğunu" beyan ettiği, sanığın aşamalarda suçu inkar ettiğinin anlaşılması karşısında; öncelikle 28/08/2007 tarihli olay yeri inceleme raporunda olay yerinde ele geçtiği bildirilen parmak izinin sanığa ait olup olmadığının tespiti, sonucuna göre, sanığın eyleminin TCK'nın 165. maddesinde tanımlanan suç eşyasının satın alınması ya da kabul edilmesi suçunu oluşturup oluşturmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2016/14461, K. 2017/10541, 27 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama