KÜNYE
17. Ceza Dairesi 2016/1747 E., 2016/3567 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mart 2016
Karar Metni
477 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Hırsızlık ve başkasına ait banka kredi kartını ele geçirerek kullanma suçundan sanık ... ...’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141/1, 62/1, 245/1 (3 kez), 43. ve 52/2. maddeleri gereğince 10 ay hapis, 3 defa 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 3 defa 5.000,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar anılan Kanun’un 53/1-a-b-d-e maddesindeki haklardan, koşullu salıverilinceye kadar ise aynı Kanun’un 53/1-c maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına dair ...
Asliye Ceza Mahkemesi'nin 20/12/2011 tarihli ve 2010/720 Esas, 2011/771 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 04.01.2016 gün ve 2015/57-135 sayılı kanun yararına bozma isteminde bulunduğundan bu işe ait dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.01.2016 tarih ve 2016/8437 sayılı ihbarnamesiyle dairemize gönderilmekle incelendi:
MEZKUR İHBARNAMEDE
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 19/06/2007 tarihli ve 2007/10-108 Esas, 2007/152 sayılı kararında da belirtildiği üzere, yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, bunun gerekçelerinin gösterilmesi dayanılan gerekçelerin de yasal ve dosya içeriğiyle örtüşmesi gerektiği, yine aynı Kanun’un 3. maddesinin 1. fıkrasında ise, “suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine" hükmolunacağının belirtildiği,
somut olayda mahkemece temel cezanın tespiti sırasında hapis cezası takdiren alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, para cezası tayin edilirken 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 61. maddesine aykırı olacak şekilde alt sınırdan niçin uzaklaşıldığına dair hiçbir gerekçe gösterilmeden ve hüküm kısmında teşdiden uygulama yapıldığı da belirtilmeden, anılan Kanun’un 52/1. maddesinde gösterilen 5 tam gün sayısının çok üzerinde, 48 kat artırım yapılarak 240 gün adli para cezasına hükmedilmek suretiyle, sanık hakkında fazla ceza tayin olunmasında,
2-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53/2. maddesinde yer alan “Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz.” ve 3. fıkrasındaki “Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemeler karşısında, anılan maddenin. l-c bendinde yer alan hak yoksunluğunun sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı,
kendi alt soyu dışındaki kişiler bakımından vesayet ve kayyımlıkla ilgili hak yoksunluğu ile anılan maddenin 1. fıkrası a, b, d ve e bentlerinde yazılı hak yoksunluklarının ise cezanın infazının tamamlanmasına kadar devam edeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca alınan kararın bozulması luzümü kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2016/1747, K. 2016/3567, 17 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama