KÜNYE
17. Ceza Dairesi 2016/18644 E., 2018/16694 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Hırsızlık, mala zarar verme
- Hükümler
- Mahkumiyet
Karar Metni
338 kelime·2 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık ... hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelemelerinde;
Yokluğunda verilen ve 12.11.2014 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükümleri 1412 Sayılı CMUK'nun 310/1-2. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 28.11.2014 tarihinde temyiz eden sanık ...'ın temyiz isteminin aynı Kanun'un 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II-Sanık ..., ... ve ... hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelemelerinde;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi 1. fıkra b bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
2-Sanıklara yargılama gideri olarak yükletilen zorunlu müdafiilik ücretinin, 5271 sayılı CMK'nın 101/3. maddesi uyarınca soruşturma aşamasında yapılan sorgu esnasında mahkemece sanıkları savunmak üzere bir avukatın görevlendirilmesinden kaynaklandığı ve yasal zorunluluğa dayanması nedeniyle, zorunlu müdafiİ için ödenen avukatlık ücretinin sanıklara yargılama gideri olarak yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ..., sanıklar ... ve ... ile müdafiilerinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak,
Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2016/18644, K. 2018/16694, 19 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama