KÜNYE
17. Ceza Dairesi 2016/18666 E., 2018/16103 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali
- Hükümler
- Mahkumiyet
Karar Metni
495 kelime·2 dk okuma
Yerel mahkemece sanık hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Hırsızlık suçunun işlendiği işyerinin, “penceresinde zorlama izleri” bulunduğu anlaşılmakla, buradan hırsızlık suçunu gerçekleştiren sanığın eyleminin TCK'nın 151. maddesinde düzenlenen suçu da oluşturabileceği anlaşılmakla sanık hakkında zamanaşımı süresi içerisinde, mala zarar verme suçundan işlem yapılması olanaklı görülmüştür.
Sanık ...'ın yokluğunda verilen karar, duruşmada belirtmiş olduğu adrese 24.12.2013 tarihinde aynı adreste annesi 'a tebliğ edildiği ve Askerlik Şubesi'nden gelen yazıda sanığın tebliğ tarihinde asker olduğu bu nedenle yapılan tebliğ işleminin geçersiz olduğunun anlaşılması karşısında; Sanığın tebligat tarihinde askerde olduğu ve yapılan tebligatın bu nedenle usulsüz olduğu anlaşılmakla, temyiz istemi süresinde kabul edilerek yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık hakkında TCK'nın 142/1-(b), 143. ve 35. maddeleri uyarınca 2 yıl 9 ay 22 gün hapis cezası belirlendikten sonra, TCK'nın 62/1. maddesindeki takdiri indirim nedeni uygulanarak sanığın cezasında 1/6 indirim yapıldığında neticeten 2 yıl 4 ay 3 gün hapis cezası yerine hatalı olarak 1 yıl 16 ay 3 gün hapis cezası hesap edilerek bu şekilde eksik ceza tayini,
2-Sanığın mahkemedeki savunmalarında eylemi saat 21:00 ve 21:30’da aralığında işlediğini beyan etmesi karşısında, güneşin suç tarihinde yaz saati uygulamasına göre 19.13'da battığı, gece vaktinin 21.13 'da başladığı ve bu şekilde eylemin gece işlenmediği anlaşılmasına rağmen, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
3-Sanık soruşturma aşamasındaki beyanlarında bu eylemden 3 gün kadar önce aynı iş yerine hırsızlık amaçlı girdiğini, 50,00 TL para çaldığını, bu konu ile ilgili polis merkezine ifade verdiğini beyan ettiği anlaşılmakla, her iki davanın sanıklarının ve suçtan zarar görenlerinin aynı olması, suç tarihleri arasındaki zaman aralığının 3 gün oluşu dikkate alınarak, zincirleme suç hükümlerinin uygulama imkânın olup olmadığının tespiti ile varsa mükerrer cezalandırılmanın önüne geçilmesi için, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinin uygulanması gerekebileceği nazara alınarak, öncelikle birleştirme olanağı varsa dosyaların birleştirilerek,
birleştirme olanağı mümkün olmadığı taktirde ilgili dava dosyasının, bu davayı ilgilendiren delillerinin onaylı örneklerinin dosya içine konulması sağlanarak, CGK'nun 21/05/2013 gün, 2012/1543 Esas, 2013/257 Karar sayılı kararındaki ilkeler de gözetilerek, TCK'nın 43. maddesinin uygulanması koşulları tartışılıp değerlendirilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerekli olduğu gözetilmeden, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2016/18666, K. 2018/16103, 12 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama