KÜNYE
17. Ceza Dairesi 2016/18933 E., 2018/16100 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma
Yerel mahkemece sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1-Sanık hakkında tekerrüre esas alınan, Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/146 Esas ve 2011/72 Karar sayılı, 6 yıl 3 ay hapis cezası içeren mahkumiyetine ilişkin ilamın 18/02/2013 tarihinde kesinleştiği, suç tarihinin ise 07.12.2012 olması karşısında, anılan ilamın suç tarihinden sonra kesinleşmesi nedeniyle sanık hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına esas alınamayacağının gözetilmemesi,
2-T.C. Anayasa Mahkemesi'nin, TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’in temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasına T.C.
Anayasa Mahkemesi'nin, TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olmasından kaynaklanan zorunluluk nedeniyle.
Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2016/18933, K. 2018/16100, 12 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama