KÜNYE
17. Ceza Dairesi 2016/19165 E., 2018/15433 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Hırsızlık, mala zarar verme
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
452 kelime·2 dk okuma
Yerel mahkemece sanık hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen diğer sanık hakkında Denizli 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 15/04/2014 tarih, 2013/721 Esas ve 2014/307 Karar sayılı kararıyla verilen ve 20/06/2014 tarihinde kesinleşen mahkumiyet hükmü nedeniyle açıklanması geri bırakılan 22/05/2012 tarihli hüküm yönünden ihbarda bulunulmasına rağmen bu hususta bir karar verilmemiş ise de zamanaşımı süresi içerisinde karar verilmesi her zaman mümkün görülmüştür.
1-Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
14/04/2011 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici madde uyarınca, hapis cezasından çevrilenler hariç olmak üzere sonuç olarak belirlenen 3.000,00 Türk Lirasına kadar olan (3.000,00 Türk Lirası dahil) mahkumiyet hükümlerinin kesin olduğu gözetilerek, hüküm tarihi, cezanın türü ve miktarı itibarıyla hükmün temyizi mümkün olmadığından, sanık hakkında mala zarar verme suçu ile ilgili olan temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi göndermesi ile 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca tebliğnamedeki görüşe uygun olarak REDDİNE,
2-Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Denizli 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 15/04/2014 tarih, 2013/721 Esas ve 2014/307 Karar sayılı kararı ile hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen diğer sanık 'nun mahkumiyetine karar verilerek ihbar edilmesine rağmen hüküm fıkrasında söz konusu ilamın sanık ... hakkındaki ihbar olduğunun belirtilmesi sonuca etkili görülmediğinden,
Anayasa Mahkemesinin hükümden sonra 24/11/2015 tarih 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararının kapsam ve içerik itibarıyla infaz aşamasında mahallinde gözetilebileceğinden, hüküm tarihine kadar yapılan yargılama gideri toplamı,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 324/4. maddesinde atıfta bulunulan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 20,00 TL'den az olduğu halde yargılama giderinin sanıktan tahsiline karar verilmiş ise de, hüküm kesinleşinceye kadar yapılacak yargılama giderlerinin de toplam yargılama gideri kapsamında olması nedeniyle hükmün kesinleştiği tarihte sanıktan tahsili gereken yargılama giderinin yukarıda açıklanan terkin miktarından az olması halinde Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görüldüğünden,
5271 sayılı CMK'nın 232. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendi uyarınca gerekçeli karar başlığında suçun işlendiği zaman diliminin yazılması gerekirken, gözardı edilmesi mahallinde giderilebilir eksiklik olduğundan, bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2016/19165, K. 2018/15433, 3 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama