KÜNYE
17. Ceza Dairesi 2016/19212 E., 2018/16295 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
280 kelime·1 dk okuma
Yerel mahkemece sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
O yer Cumhuriyet Savcısı'nın, temyiz talebinin hırsızlık suçuna yönelik olduğu belirlenerek yapılan temyiz incelemesinde;
Oluşa, müştekinin beyanına ve dosya içeriğine göre; sanığın, olay günü hoparlörü alıp götürdüğü sırada, müştekinin annesinin haber vermesi üzerine, müşteki tarafından, hoparlörü hakimiyet alanına geçiremeden, eşyanın çalındığı yerden yaklaşık 50 metre ileride yakalandığı, eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığının anlaşılması karşısında; tebliğnamede bu hususta bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK'nın 168. maddesinde düzenlenmiş olan etkin pişmanlık hükümlerinin ancak suçun tamamlanmasından sonra uygulanabileceği, somut olayda müştekinin herhangi bir eşyası çalınmadığına ve hırsızlık suçu teşebbüs aşamasında kaldığına göre, suça teşebbüs ile etkin pişmanlık hükümlerinin bir arada uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısı'nın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, TCK'nın 168/1, 62, 50/1-a, 52. maddelerine ilişkin bölümlerin hükümden çıkarılarak,
Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2016/19212, K. 2018/16295, 17 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama