KÜNYE
17. Ceza Dairesi 2016/19297 E., 2017/192 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ocak 2017
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
855 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık ... hakkında, müştekiler ..., ve ... ile ...’e yönelik hırsızlık suçlarından; sanıklar ..., ve ... haklarında müşteki ...’a yönelik hırsızlık suçundan yapılan yargılama sonunda atılı suçlardan mahkumiyetlerine dair, Antalya 11. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 09/01/2015 tarih ve 2011/380 Esas, 2015/2 Karar sayılı hükmün Cumhuriyet savcısı ve sanıklar ile savunmanları tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 12/04/2016 tarih ve 2016/78 Esas, 2016/5199 Karar sayılı kararıyla;
‘Anayasa Mahkemesi'nin TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24/11/2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilebileceği kabul edildiğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçların oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, O yer Cumhuriyet Savcısı, sanıklar ..., ile sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun olan hükümlerin tehliğnameye kısmen aykırı olarak ONANMASINA oybirliğiyle karar verilmiştir.
I- İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 21/11/2016 tarih ve 2016/346877 sayılı yazısında;
1 -Sanık ...'ın 24/08/2016 tarihli dilekçesi ile 21/11/2016 tarihinde tutuklandığını ve 10/02/2008 tarihine kadar tutuklu kaldığını, müştekiler ..., ... ve ... ile ...’e yönelik hırsızlık suçlarının işlendiği tarihlerde tutuklu kaldığını bildirerek verilen karara itiraz ettiği, UYAP üzerinden yapılan incelemede sanığın 23/11/2006 ile 19/11/2007 tarihleri arasında yani müşteki ...’na yönelik hırsızlık suçunun işlendiği 28/12/2006,
müştekiler ... ve ...’e yönelik hırsızlık suçunun işlendiği 19/02/2007 ile müşteki ...’e yönelik hırsızlık suçunun işlendiği 11/02/2007 tarihlerinde Antalya E Tipi Kapalı Cezaevinde tutuklu bulunduğunun anlaşılması karşısında, sanığın CMK'nın 223/1-b maddesi gereğince yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması nedeniyle beraatine karar verilmesi gerektiğinin,
2- Sanıklar ..., .. ve ...’in haklarında müşteki ...’a yönelik eylemlerinden TCK’nın 142/1-b maddesi uyarınca tayin olunan 2 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden TCK’nın 143/1 maddesi gereğince 1/3 oranında artırım yapılırken 2 yıl 16 ay hapis cezası yerine hesap hatası sonucunda 3 yıl 4 ay hapis cezası verilmek suretiyle fazla cezaya hükmedilmiş olduğunun anlaşılması karşısında;
1-Yüksek Dairenizin 09/01/2015 tarih ve 2016/78 Esas, 2016/5199 Karar sayılı hükmün onanmasına ilişkin kararın KALDIRILMASINA,
2- Antalya 11. Asliye Ceza Mahkemesi ’nin 09/01/2015 tarih ve 2011/380 Esas, 2015/2 Karar sayılı, sanık ... hakkındaki sanıklar ..., ve ... ile ...’e yönelik kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık suçlarına açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,
3- Antalya 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/01/2015 tarih ve 2011/380 Esas, 2015/2 Karar sayılı sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... 'in haklarında müşteki ...’a yönelik kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık suçuna yönelik hükümlerin BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sonuç cezanın 2 yıl 16 ay olarak belirlenmesine karar verilmesi suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA karar verilmesi,
Yüksek Daireniz aksi kanaatte ise dosyanın Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulu ’na gönderilmesi, itirazen arz ve talep olunur ’ denilmiştir.
Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2016/19297, K. 2017/192, 10 Ocak 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama