KÜNYE
17. Ceza Dairesi 2016/3836 E., 2017/2748 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mart 2017
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
453 kelime·2 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: 5271 sayılı CMK'nın 231/8-son cümlesi hükmü uyarınca, suç tarihi olan 21.11.2010 ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleştiği 11.11.2011 tarihine kadar geçen sürede dava zamanaşımı süresinin işlediği, bu tarihten sonra ve denetim süresi içinde işlenen kasıtlı suçtan dolayı verilen ve 25.10.2013 tarihinde kesinleşen mahkumiyet hükmü nedeniyle hükmün açıklandığı, böylelikle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 11.11.2011 ila ikinci suçun işlendiği 30.03.2012 tarihi arasında dava zamanaşımının durduğu dikkate alındığında;
LCW mağazasının içindeki deneme kabininden hırsızlık yapan suça sürüklenen çocuğun eylemi nedeniyle hakkında TCK'nın 142/1-b maddesinin uygulanması gerekirken, aynı Yasa'nın 141/1. maddesi ile uygulama yapılması, suça sürüklenen çocuk hakkında, açıklanması geri bırakılan ilamda hırsızlık suçundan kurulan hükümde, 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesi gereğince 1/3 oranında arttırım yapıldığı ve buna göre sonuç cezanın 1.320,00 TL adli para cezası olarak saptandığı,
mahkemece açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerektiği düşünülmeden bu kez TCK'nın 143. maddesi uyarınca artırım yapılmayarak sonuç cezanın 1.000,00 TL adli para cezası olarak belirlenmesi her ne kadar hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK'nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçu da uzlaşma kapsamına alınmış ise de
atıfet kuralı uyarınca Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.03.2008 gün ve 2008/6-47 Esas, 2008/43 sayılı Kararı ışığında, suça sürüklenen çocuğun yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkacak sonuçtan ikinci kez yararlandırılmasının hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin sakatlanmasına yol açacağı değerlendirildiğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suça sürüklenen çocuk hakkında sosyal inceleme raporu için takdir edilen 75,00 TL ücretinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/3. maddesine ve Çocuk Haklarına Dair Sözleşmeye göre suça sürüklenen çocuktan tahsil edilmemesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2016/3836, K. 2017/2748, 8 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama