KÜNYE
17. Ceza Dairesi 2016/396 E., 2016/10210 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
321 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosya kapsamından, sanığın olay günü gece saat 04.20 sıralarında, müştekiye ait işyerinin sağlam ve muhkem nitelikteki kepengi ve camını kırarak içeri girip, çelik kasa ve camekanlı vitrini anahtar ile açarak, pek fahiş değerdeki cep telefonlarını çaldığı, suça konu eşyalarla yolda gitmekte iken devriye gezen ekiplerce tesadüfen görülmesi üzerine kovalamaca sonucu yakalanması şeklinde gerçekleşen eyleminin, 765 sayılı TCK'nın 493/1-son (iki nitelikli halin birleşmesi sebebiyle) ve 522 (pek fahiş) maddelerinde yazılı bulunan suça uyduğu.
5237 sayılı TCK'nın ise 142/2-d ve 143. maddeleri kapsamında kaldığı, her ne kadar her iki yasanın, sanığın eylemine uyan maddeleri somut olaya ayrı ayrı tatbik edilmemiş, sanık hakkında mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçları bakımından bir değerlendirme yapılmamış ise de netice ceza bakımından 5237 sayılı TCK ile yapılan uygulama açıkça sanık lehine olduğundan, bu husus ile kabule göre de sanık hakkında ceza tertip edilirken 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesi uygulanmak suretiyle eksik cezaya hükmolunması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış;
atılı suçun saat 04.20 sıralarında işlenmiş olması nedeniyle en üst oranda ceza arttırımına gidilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, mahkemenin gerekçesinin adalet duygusuna uygun ve tatmin edici olduğu kabul edilmekle bu yönde bozma talep eden tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiş.
TCK nın 53. maddesinin uygulanması sırasında birinci, ikinci ve dördüncü fıkralarındaki bazı sözcüklerin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, anılan kanun maddesinin 1. fıkrasındaki ''hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak'' hükmü gereğince infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı kabul edilmiştir.
Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2016/396, K. 2016/10210, 4 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama