KÜNYE
17. Ceza Dairesi 2016/4135 E., 2017/14774 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2017
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Karşılıksız yararlanma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
362 kelime·2 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Soruşturma aşamasında; şüphelinin işyeri, konut veya arazideki elektrik, su doğalgaz kullanımını gerektiren tüketim ihtiyacının veya kurulu gücün varsa tüketim föyleride getirtilmek suretiyle tesbiti ile teknik açıdan bu tüketim ihtiyacı veya kurulu gücün gereği kullanım miktarının bilirkişi marifetile belirlenmesi,
bu miktarın sayaçtan geçirilerek kullanım halinde sayaç üzerindeki endeks ile de kıyaslanarak karşılıksız yararlanma suçunun kabulünü gerektirecek önemli bir farkın, orantısızlığın olup olmadığının, uğranılan vergili ve cezasız zarar miktarının tesbiti amacıyla keşif yapılması için CMK'nın 83. ve 162. madelerine istinaden Sulh Ceza Hakimliğinen keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması için talepte bulunulası,
Sulh Ceza Hakimliğince gecikmesinde sakınca bulunduğu yolunda karar verildiği taktirde Cumhuriyet Savcısı tarafından keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak dosya içeriğindeki delillere göre karşılıksız yararlanma suçunun oluştuğu kanaatine varıldığı takdirde şüphelinin TCK'nın 168/5. fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanabilmesi,
bu hususun bir dava şartı olduğu ve CMK'nın 174, 223/8. maddeleri gereğince işlem ifasına da yol açabileceği değerlendirilerek Cumhuriyet Başsavcılığı'nca şüpheliye belirlenen vergili ve cezasız zarar miktarını kamu davası açılmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde hakkında dava açılmayacağı da hatırlatılarak usulünce bildirilmesi gerekirken soruşturma aşamasında keşif, bilirkişi incelemesi yapılmadan ve zarar miktarı belirtilmeksizin sanığa ihtar yapıldığı gözetildiğinde,
kurum zararını gideren sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma koşulu gerçekleşmediğinden suç tarihine göre düşme kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
5237 sayılı TCK'nn 168/5. maddesi ve 6352 sayılı Yasa'nın 103. maddesi ile 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 6. maddesine eklenen 2. fıkrası uyarınca adli sicilde bunlara mahsus sisteme kaydı işlemlerinin mahkemesince yerine getirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2016/4135, K. 2017/14774, 29 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama