KÜNYE
17. Ceza Dairesi 2016/4573 E., 2018/5954 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
372 kelime·2 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Oluşa, sanığın savunmalarına, tanığın beyanına ve dosya kapsamına göre; tanık ...'ın olay gecesi ... Mahallesi İstasyon Caddesi üzerinde bulunan ..... ... isimli iş yerinin önünde el arabası ile kağıt toplarken, daha önceden kendisini şahsen tanıdığı, ancak ismini bilmediği sanığı İstasyon Camiinin karşısında cadde kenarında bulunan katılana ait ... ...
Büfe isimli iş yerinin merdivenlerinden koşar adım caddeye çıkarak yolun karşısına geçtiğini ve yolun karşısındaki ağacın dibinde durarak tekrar ... ... Büfe'ye baktığını gördüğü, bunun üzerine kendisi de şahsın çıktığı merdivenlerin olduğu yerde bulunan ... ...
Büfe'ye baktığında işyerinin kapısının açık olduğunu gördüğü, hemen cep telefonu ile 155 polis imdatı ararken sanığın tanığın telefonu açtığını görerek tren garı istikametine doğru koşarak uzaklaştığı, tanığın olay yerine gelen polis ekibine sanığın eşgalini tarif ettiği, sanığın polisler tarafından olaydan bir saat sonra Amasya-Samsun istikametine giden trende yakalandığı, tanığın sanığı teşhis ettiği, sanık alınan savunmalarında.
04.50 sıralarında Havza İlçesi'nde bulunan hamama gitmek için ...
Caddesi'nden koşarak tren garına geldiğini, bilet alarak 04.55'de gardan kalkan trene bindiğini, Suluova İlçesi'nde polislerin trende yanına gelerek hırsızlık suçundan arandığını söylediklerini, koşarak gittiğinin doğru olduğunu ancak amacının kaçmak değil sadece Havza trenine yetişmek olduğunu,suçlamaları kabul etmediğini savunduğu, Amasya Gar Şefliğine yazılan müzekkere cevabında ise suç tarihi olan 26.12.2011'de sanık adına bilet kesilmediğinin bildirildiği, bu suretle sanığın yüklenen suçları işlediğinin sabit olduğunun anlaşılması karşısında;
tebliğnamede yer alan sanığın beraat etmesi gerektiği yönündeki bozma isteyen görüşe iştirak olunmamıştır.
TCK'nın 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunun yaptırımının hapis veya adli para cezası olarak seçimlik öngörüldüğü, 5237 sayılı Kanun'un 50/2. maddesinde ise; “Suç tanımında hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adli para cezasına çevrilmez” şeklindeki düzenleme karşısında, sanık hakkında kurulan hükümde hapis cezasının tercih edilmesinden sonra cezanın adli para cezasına çevrilmesi suretiyle hatalı uygulama yapılması, aleyhe temyiz bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2016/4573, K. 2018/5954, 30 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama