KÜNYE
17. Ceza Dairesi 2016/4609 E., 2018/5615 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
262 kelime·1 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A-Sanıklar müdafiinin temyiz talebinin incelenmesi neticesinde;
Soruşturma aşamasında sanıkların müdafii olarak görev yapan avukatın iddianamenin kabulü ile görevinin sona erdiği, avukatın kovuşturma evresinde duruşmalara katılmadığı, dosyada sanıklar tarafından verilmiş bir vekaletname bulunmadığı gibi, sanıklara müdafii olarak atandığına dair dosyada bilgi ve belge de olmadığı, sanıklara zorunlu müdafii atanmasının gerekmediği ve sanıkların savunmaları sırasında müdafii de talep etmedikleri, bu nedenle sanıklar ile hükümleri temyiz eden müdafii arasında yasal anlamda müdafiilik/vekalet ilişkisi bulunmadığı, dolayısıyla adı geçen avukatın kararı temyize hak ve yetkisi bulunmadığının anlaşılması karşısında, temyiz talebinin CMUK'nun 317. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
B-Sanıklar ... ve ...’nın temyiz talebinin incelenmesi neticesinde;
Sanıkların izlenen kamera kayıtları doğrultusunda fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettikleri ve asli fail oldukları sabit olduğu halde, sanık ... hakkında yardım eden sıfatıyla TCK’nın 39. maddesi uyarınca indirim yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Anayasa Mahkemesi'nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı kararı ile TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının da kapsam ve içerik itibarıyla infaz aşamasında mahallinde gözetilebileceğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2016/4609, K. 2018/5615, 24 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama