İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /17. Ceza Dairesi
17. Ceza DairesiEsas: 2016/6702Karar: 2018/10325Tarih: 10 Eylül 2018

Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2016/6702 K.2018/10325

Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

17. Ceza Dairesi 2016/6702 E. , 2018/10325 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: I)Sanık ...’in müşteki ...’ın temsilici bulunduğu ...’a yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanık hakkında 22/05/2007 tarihli ilk mahkumiyet kararında müşteki ...'a yönelik eylemi yönünden TCK'nın 142/1-(a), 143, 35 ve 62. maddeleri uygulaması ile 11 ay 20 gün hapis cezasına hükmedildiği, bu cezanın ise TCK'nın 51. maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay denetim süresi belirlenerek ertelendiği, yine diğer müşteki ...'a yönelik eylemi nedeniyle de TCK'nın 141/1, 143, 62. maddeleri uygulaması ile 11 ay 20 gün hapis cezasına hükmedildiği, bu cezanın da TCK'nın 51. maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay denetim süresi belirlenerek ertelendiği, bu hükümlere karşı sanık ... müdafiinin temyiz kanun yoluna başvurduğu, Yargıtay 6. Ceza Dairesi tarafından 07/07/2010 tarih ve 2010/1383 Esas, 2010/12863 Karar sayılı ilam ile “ Suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre; 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun Geçici madde; 1/1. fıkrası yollamasıyla aynı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231/5-14. madde ve fıkraları gereği sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu” gerekçe gösterilerek hükümlerin bozulmasına kararı verildiği, Mahkeme tarafından bu kez 03/02/2011 tarihli karar ile sanık hakkında her iki müştekiye yönelik eylemlerden dolayı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle yapılan ihbar üzerine bu kez 02/12/2014 tarihli karar ile müşteki ...'a yönelik eylem yönünden TCK'nın 142/1-(a), 143, 35 ve 62. maddeleri uygulaması ile 11 ay 20 gün hapis cezasına hükmedildiği, yine diğer müşteki ...'a yönelik eylemi nedeniyle de TCK'nın 141/1, 143, 62. maddeleri uygulaması ile 11 ay 20 gün hapis cezasına hükmedildiği, bozma kararı öncesindeki erteleme kararının kazanılmış bir hak oluşturduğu gözetilmeden sanık hakkında TCK'nın 51. maddesinin uygulanmamış olması, 2-T.C. Anayasa Mahkemesi'nin hükümlerden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı kararı ile TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının da kapsam ve içerik itibarıyla değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 3-Hüküm tarihine kadar yapılan yargılama gideri toplamı, 5271 sayılı CMK'nın 324/4. maddesine atıfta bulunan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü hakkında Kanun'un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 20,00 TL'den az olduğu halde yargılama giderinin Devlet Hazinesi üzerinde bırakılması gerektiği gözetilmeyerek sanıktan tahsiline karar verilmiş olması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, bozma ilamı sonrası hüküm fıkrasına cezaya ilişkin hükümden sonra “Bozma öncesi hükmedilen 22/05/2007 tarihli kararda belirtildiği gibi sanık hakkındaki 11 ay 20 gün hapis cezasının CMUK'nun 326/son ve TCK'nın 51. maddesi uyarınca bozma öncesi kazanılmış hak gözetilerek ertelenmesine, 2 yıl 6 ay denetim süresi belirlenmesine”, hükümdeki 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın bütünüyle çıkarılarak yerine "T.C. Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı iptal kararı doğrultusunda yürürlükte bulunan TCK'nın 53. maddesinin sanık hakkında uygulanmasına", yine hüküm fıkrasından yargılama giderine ilişkin kısım çıkarılarak "Hüküm tarihine kadar yapılan yargılama gideri toplamı, 5271 sayılı CMK'nın 324/4. maddesine atıfta bulunan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü hakkında Kanun'un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 20,00 TL'den az olduğundan yargılama giderinin kamu üzerinde bırakılmasına” cümleleri yazılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II)Sanık ...’in müşteki ...’a yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-22/05/2007 tarihli ilk mahkumiyet kararında sanığın müşteki ...'a yönelik eylemi yönünden TCK'nın 142/1-(a), 143, 35 ve 62. maddeleri uygulanmak suretiyle 11 ay 20 gün hapis cezasına hükmedildiği, bu cezanın ise TCK'nın 51. maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay denetim süresi belirlenerek ertelendiği, yine diğer müşteki ...'a yönelik eylem nedeniyle de TCK'nın 141/1, 143, 62. maddeleri uygulamak suretiyle 11 ay 20 gün hapis cezasına hükmedildiği, bu cezanın da TCK'nın 51. maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay denetim süresi belirlenerek ertelendiği, bu hükümlere karşı sanık ... müdafiinin temyiz kanun yoluna başvurduğu, Yargıtay 6. Ceza Dairesi tarafından 07/07/2010 tarih ve 2010/1383 Esas, 2010/12863 Karar sayılı ilam ile “ Suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre; 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun'un geçici madde; 1/1. fıkrası yollamasıyla aynı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231/5-14. madde ve fıkraları gereği sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu” gerekçe gösterilerek hükümlerin bozulmasına kararı verildiği, mahkeme tarafından bu kez 03/02/2011 tarihli karar ile sanık hakkında her iki müştekiye yönelik eylemlerden dolayı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle yapılan ihbar üzerine bu kez 02/12/2014 tarihli karar ile müşteki ...'a yönelik eylem yönünden TCK'nın 142/1-(a), 143, 35 ve 62. maddeleri uygulaması ile 11 ay 20 gün hapis cezasına hükmedildiği, yine diğer müşteki ...'a yönelik eylemi nedeniyle de TCK'nın 141/1, 143, 62. maddeleri uygulaması ile 11 ay 20 gün hapis cezasına hükmedildiği, bozma kararı öncesindeki erteleme kararının kazanılmış bir hak oluşturduğu gözetilmeden sanık hakkında TCK'nın 51. maddesinin uygulanmamış olması, 2-Sanığın müştekiye ait demir kesme makasını çalıştığı inşaattan aldığının anlaşılması karşısında sanığın eyleminin TCK’nın 142/1-(e) maddesinde düzenlenen adet, tahsis veya kullanım gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetiltemeden yazılı şekilde hüküm kurulması, 3-5237 sayılı TCK'nın 61/1. maddesine göre malın değerinin az ya da çok olması, cezanın temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşmak için bir kriter olup, hırsızlık suçuna konu malın değerinin az olmasının TCK'nın 145. maddesinde ayrı olarak düzenlenmesi, kanun koyucunun hırsızlık suçunda malın değerinin az olmasına verdiği önemi göstermektedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 15.12.2009 gün ve 6/242-291 sayılı içtihadında belirtildiği üzere, "...daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak az olan şeyi alma" görüşünün, TCK'nın 145. madde uygulamasında bütünüyle reddedilmesi mümkün değil ise de, maddenin yalnızca bu tanımlamayla sınırlandırılması da olanaklı değildir. 145. maddenin gerek ilk şekli, gerekse değiştirilmiş biçimi; ortak tanımlama ile, hırsızlık suçunun konusunu oluşturan değerin az olmasını temel almaktadır. TCK'nın 145. maddesine göre, faile verilen cezada indirim yapılabilmesi için malın değerinin az olması yeterli olup, hâkim indirim oranını TCK'nın 3. maddesinde öngörüldüğü üzere “işlenilen fiilin ağırlığıyla orantılı” olacak şekilde saptamalıdır. Değer azlığı nedeniyle ceza vermekten vazgeçme kararı verilecek ise; malın değerinin azlığı yanında “suçun işleniş şekli ve özellikleri” de dikkate alınmalıdır. TCK'nın 145. maddesinin uygulanmasında hâkime takdir hakkı tanınmış olup, hâkim takdir hakkını kullanırken keyfiliğe kaçmadan, her somut olaya uygun, yasal ve yeterli gerekçe göstermek suretiyle uygulama yapmalıdır. Somut olayda ise; sanığın müştekiye ait 40,00 TL değerindeki demir kesme makasını inşaattan çaldığı, sanık hakkında suçun işleniş şekli ve özellikleri itibarıyla ceza vermekten vazgeçilemeyecek ise de, TCK'nın 145. maddesi gereğince verilen cezadan belirlenecek oranda indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, 4-Sanık kablo hırsızlığı olayı ile ilgili yakalandıktan sonra olayda kullandığı demir kesme makasını da inşaattan çaldığını belirtip, bu makası aldığı inşaatın yerini polislere göstererek henüz olaydan haberdar olmayan ve bu nedenle müracaatı da bulunmayan müştekiye çalınan eşyanın iadesini bu şekilde soruşturma aşamasında sağladığı anlaşıldığından, TCK’nın 168/1. maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 5-T.C. Anayasa Mahkemesi'nin hükümlerden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı kararı ile TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının da değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 6-Sanık hakkında hesaplanan 18,00 TL yargılama gideri açısından, 6183 sayılı Kanun'un 106/1. maddesinde belirlenen 20,00 TL’den az gerçekleşen yargılama masrafının, 6352 sayılı Kanun'un 100. maddesi ile eklenen 5271 sayılı CMK'nın 324/4. maddesi gereğince Devlet Hazinesi'ne yüklenmesine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’in temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 10/09/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2016/6702, K. 2018/10325, 10 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

  • Mercii: Yargıtay
  • Daire: 17. Ceza Dairesi
  • Esas No: 2016/6702
  • Karar No: 2018/10325
  • Tarih: 10 Eylül 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2016/6702 K.2018/8848
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2016/6704 K.2018/11031
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2016/6705 K.2018/6654
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2016/6711 K.2018/9980
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2016/6719 K.2018/8764
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2016/6722 K.2018/9977

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.