KÜNYE
17. Ceza Dairesi 2016/7362 E., 2018/8871 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
392 kelime·2 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Olay yeri inceleme raporunda, suça konu aracın camlarında ve kapılarında herhangi bir zorlamanın olmadığı, bagaj kapağı kilidi yuvasının boş olduğu, direksiyon kontak muhafazasının zorlanıp yerinden sökülerek sağ ön koltuğun altına konulduğu ve aracın düz kontak yapılmak suretiyle çalıştırıldığının belirtildiği, 13.11.2014 tarihli görgü ve tespit tutanağında da, kabloların dışarıda sarkık olarak durduğu ve aracın düz kontak yapıldığının belirtildiği, sanığın da 21.11.2014 tarihli celsedeki savunmasında, aracın direksiyon kutusunun alt muhafazasını kırıp düz kontak yaparak aracı çalıştırdığını ifade etmesi karşısında, sanığın eyleminin 142/1-b maddesinde düzenlenen suça uyduğu anlaşıldığından, tebliğnamede bozma isteyen (1) numaralı düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanığın, müştekinin sokağa park ettiği aracını düz kontak yaparak çaldığı olayda, sanığın eyleminin TCK'nın 142/1-b maddesinde düzenlenen suça uyduğu gözetilmeden, aynı Yasa'nın 142/1-e maddesinden hüküm kurulması, sonuç ceza değişmediğinden; ayrıca UYAP'tan alınan güneşin-doğuş batış çizelgesine göre, 10.10.2014 günü yaz saati uygulaması ile birlikte güneşin 07.03'de doğduğu, TCK'nın 6/1-e maddesi uyarınca saat 06.03'den öncesinin gece vakti olduğu,
müştekinin alınan ifadesinde aracını 10.10.2014 günü saat 01.00 sıralarında park ettiğini, saat 08.00 sıralarında aracın yerinde olmadığını fark ettiğini beyan ettiği, kolluk görevlilerince tanzim olunan 13.10.2014 tarihli tutanağa göre, MOBESE görüntüleri incelendiğinde, suça konu ... plakalı aracın 10.10.2014 günü sat 03.28 sıralarında Kocaeli ilinden, Sakarya iline giderken görüldüğünün belirtilmesi karşısında, suçun gece vakti işlendiği sabit olmasına karşın sanık hakkında TCK'nın 143. maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini;
son olarak sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanırken sanığın ''İkinci kez mükerrir'' olduğu belirtilmesine karşın, 5275 sayılı Yasa'nın 108/3. maddesi uyarınca koşullu salıverilmeden yararlanamayacağının karar yerinde gösterilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Dosya kapsamına göre, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Soruşturma aşamasında 5271 sayılı CMK'nın 101/3. maddesi uyarınca zorunlu müdafii görevlendirilmesi nedeniyle ödenen avukatlık ücretinin sanığa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olacak şekilde yargılama gideri olarak yükletilmesi,
Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2016/7362, K. 2018/8871, 19 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama