KÜNYE
17. Ceza Dairesi 2016/8235 E., 2016/10088 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet, temyiz talebinin reddine
Karar Metni
269 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık ...'ın yüzüne karşı verilip 11/02/2016 tarihinde tefhim edilen hükme karşı sanık ... tarafından 15/02/2016 tarihinde ... 2 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu aracılığıyla Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığına hitaben yazılan dilekçe ile itiraz edildiği, yasa yolu ve mercide yanılmanın hak kaybına yol açamayacağı bu nedenle hükmün sanık ... tarafından yasal süresi içerisinde temyiz edildiği anlaşıldığından, temyiz isteminin reddine dair 29/03/2016 tarihli ek karar kaldırılarak yapılan incelemede;
1-5271 sayılı CMK’nın 150/3. maddesi uyarınca alt sınırı 5 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada; sanığın müdafiinin bulunmaması halinde istemi aranmadan müdafii görevlendirilmesi gerektiği ve sanık ...'ın üzerine atılı 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h, 143. maddelerindeki suçunda bu kapsamda olduğundan zorunlu müdafiinin görevlendirilmesi gerektiği nazara alınmadan duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-5271 sayılı CMK'nın hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 150. maddesinin 3. fıkrası delaletiyle aynı maddenin 2. fıkrasına göre, sanık ...'ya atılı 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h, 143. maddelerinde düzenlenen ve alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçtan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada sanığa müdafii atanmasının zorunlu olduğu, 5271 sayılı CMK'nın 151. maddesi uyarınca da sanığın müdafiinin duruşmalarda hazır bulunmaz ise, mahkemenin derhal başka bir müdafii görevlendirilmesi için gerekli işlemi yapması gerekirken müdafii hazır bulunmayan sanığa zorunlu müdafii atanması gerekirken, müdafiinin yokluğunda sanık hakkında hükümlülük kararı verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2016/8235, K. 2016/10088, 21 Eylül 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama