İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /17. Ceza Dairesi

YARGITAY · 17. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2017/3183 K.2017/10885

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Esas2017/3183Karar2017/10885Tarih2 Ekim 2017Okuma7 dk · 1.463 kelime

KÜNYE

17. Ceza Dairesi 2017/3183 E., 2017/10885 K.·Taleple İlgili Taleple İlgili Olan

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
2 Ekim 2017
Mahkeme kararı
Asliye Ceza Mahkemesi
Hüküm
Mahkumiyet
Suç
Hırsızlık
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.463 kelime·7 dk okuma·5 bölüm

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Hırsızlık suçundan yapılan yargılama sonucunda; sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-d, 53 maddeleri gereğince 3 yıl hapis ile cezalandırılmasına ilişkin Nevşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesi 26/10/2010 tarih, 2010/50 Esas ve 2010/440 Karar sayılı kararının sanık ... müdafiinin temyizi üzerine;

Dairemizin 27/10/2015 tarih, 2015/4600 Esas ve 2015/8348 Karar sayılı kararıyla;

"Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

1-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelenmesinde;

Sanık hakkında hırsızlık suçundan temel ceza belirlenirken suça konu aracın değeri gözetilerek, 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi uyarınca alt sınırdan orantılı şekilde ayrılmak gerekirken, yazılı şekilde alt sınırdan uygulama yapılması ve suçun gece vakti işlenmesine rağmen hakkında 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesinin uygulanmaması, karşı temyiz bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (b), (c), (d), (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “53. maddenin uygulanmasına” ilişkin bölümler çıkartılarak,

yerlerine "Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (b), (c), (d), (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiriler dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, " karar verilmiştir.

İTİRAZ NEDENLERİ

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 14.08.2017 tarih ve 2017/16814 sayılı yazısı ile;

ANLATIM VE TALEP

Nevşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesi 26/10/2010 tarih, 2010/50 Esas ve 2010/440 Kararı ile 16/04/2009 tarihinde işlenen hırsızlık suçu nedeniyle; sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 142/2-d, 53. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Hükmün sanık müdafi tarafından temyizi üzerine, Yüksek Yargıtay 17. Ceza Dairesi'nin 27/10/2015 gün ve 2015/4600 Esas ve 2015/8348 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında hırsızlık suçunun TCK'nın 53. maddesi yönünden düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

Başsavcılığımıza intikal eden ilam üzerine yapılan inceleme sonucunda, sanığın hırsızlık suçuna ilişkin düzeltilerek onama kararına karşı açıklanacak gerekçelerle hükmün bozulması talebiyle sanık lehine olarak itiraz etme zorunluluğu doğmuştur.

İTİRAZ NEDENLERİ

Olay tarihinden bir süre önce hükümlü ...'in ... isimli şahıstan borcuna karşılık ... plakalı aracı aldığı; daha sonra ... isimli oto acentası işleten kişiye satılmak üzere devrettiği; ... araç bedelinin ödendiğini beyan etse de ...'in paranın teslim edilmediğini iddia ettiği, ...'ın aracı 3. kişiye takas suretiyle satması üzerine ...'in kendisini... ile tanıştırarak aracılık eden ... adlı kişiden "ya aracını ya da eksik kalan parayı" istediğini söylediği;

bunun üzerine aracın ... tarafından yeni alıcı olan ...'nun evinin önünden ...'in verdiği yedek anahtarlar kullanılarak alındığı ancak yargılama süresince ... tarafından bu hususun inkar edilmesi üzerine ... hakkında Nevşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 26/10/2010 tarih, 2010/50 Esas ve 2010/440 Karar sayılı kararı ile hırsızlık suçundan TCK'nın 142/2-d maddesi uyarınca hüküm kurulduğu.

Dairenizin 27/10/2015 tarih, 2015/4600 Esas ve 2015/8348 Karar sayılı ilamı ile hırsızlık suçu yönünden onanan kararın, taraflar arasındaki olayla ilgili dava konularından biri olan iftira suçu açısından bozulduğu ve bu suç açısından henüz kesinleşmediği; bozmadan sonra müşteki ...'nun, ...'ın yargılamadan sonra ve vefat etmeden önce kendilerine aracı aslında kendinin aldığını söylediğini beyan ettiği; esasen yargılama aşamasında savunma tanıklarının da bu yönde beyanda bulunduğu ve aracı ...'in aldığına dair bir görgü tanığı veya araba anahtarlarının onda olmasında başka delil bulunmadığı;

sadece ...'ın kendisinin almadığı yönündeki ifadesi dolayısıyla sanığın aleyhine delil oluştuğu;

Taraflar arasında araç satış bedelinin ödenmesi husunda anlaşmazlık olduğu, bozmadan sonraki müşteki ...'nun ifadelerinde ...'ın "Aracı almak ve ...'e iade etmek zorunda kaldım" dediğini beyan ettiği; bunun da tarafların arasında satış bedeli dolayısıyla hukuki alacak ve borç ilişkisi olduğunu kanıtladığı; bundan başka hükümlü ...'in araç bedelini alamadığı için tanık ...'ın bedel yerine geçmek üzere... plakalı aracı vermeyi teklif ettiğini ve kendisinin alacaklı olduğu miktarı kurtarmak için bunu kabul ettiğini beyan ettiği, tanık ...'ın dosyaya sunduğu 30/03/2009 tarihli takas sözleşmesinde de bu aracın naklinden bahsedilmekte olup zaten asıl davaya konu araçla ilgili satış sözleşmesi ya da sair belge sunmadığı; bunun da hükümlünün beyanını doğruladığı anlaşılmakla;

Sanığın aracılık eden ...'a "Ya paramı ya arabamı isterim" diyerek anahtarını vermek suretiyle aldırdığı aracı hırsızlamaktan mahkumiyeti yerine araç satışı ile ilgili diğer sözleşmeler varsa getirtilerek şüpheden sanık yaralanacağı da gözetilerek hukuki ihtilaf bulunup bulunmadığının tartışılmaması; kabule göre ise; araç bedeli ile ilgili anlaşmazlık dolayısyla TCK'nın 146. maddesinin yeterince tartışılmaması, usul ve yasaya aykırı olduğundan; Nevşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 26/10/2010 tarih, 2010/50 Esas ve 2010/440 Karar sayılı kararının hırsızlık suçu açısından bozulması gerektiği düşünülmektedir.

SONUÇ VE İSTEM

Açıklanan gerekçelerle; 1)İtirazımızın KABULÜNE 2)Yüksek Dairenizin hükümlü ... hakkındaki 27/10/2015 tarih, 2015/4600 Esas ve 2015/8348 Karar sayılı onama ilamının KALDIRILMASINA, 3)Hükümlü hakkındaki Nevşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/10/2010 tarih; 2010/50 Esas ve 2010/440 Karar sayılı karar hükmünün BOZULMASINA, 4)Yüksek Daireniz aksi kanaatte ise, itirazın incelenmesi bakımından dosyanın CMK'nın 308/3 maddesi gereğince Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na gönderilmesine, karar verilmesi itirazen arz ve talep olunur." şeklinde istemde bulunulması üzerine dosya dairemize gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü;

İTİRAZIN KAPSAMI

Taraflar arasında suça konu aracın satışı ile ilgili sözleşmeler varsa getirtilerek eylemin hukuki ihtilaf kapsamında kalıp-kalmadığı, kabule göre de; 5237 sayılı TCK'nın 146. maddesinin tartışılmaması gerekçesiyle Dairemizin düzeltilerek onama kararının kaldırılması talep edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Suça konu ... plakalı wolkswagen transporter marka aracın dosyadaki 02.11.2007 tarihli "protokol" isimli belgeye göre... tarafından borçları karşılığı sanık ...'e yediemin olarak teslim edildiği, sanık tarafından bu aracın 30.03.2009 tarihinde 32.000 TL'ye ...'a satıldığı, sözleşmeye göre, sanığın 20.000 TL'yi elden aldığı, kalan 12.000,00 TL içinse 1996 model başka bir araba aldığı, ...'ın ise bu aracı 05.04.2009 tarihinde müşteki ...'na sattığı, daha sonra da bu aracın müştekinin evinin önündeyken yedek anahtarı ile alındığı ve aracın sanığın benzin istasyonun da çalışan tanıklar, müşteki ve hatta sanık beyanları ile sanıkta olduğu anlaşılmıştır.

Sanık savunmasında, bu aracın hacizle ilgili problemleri olduğundan bankacı olan ...'a aracın problemlerini halletsin ve oğlu da askerde olduğundan ... binsin diye verdiğini, daha sonradan...'ın aracı galerici ...'a sattığını, aracı ...'de görmesi üzerine aracı ...'dan istediği ve kendisinde olan yedek anahtarla ...'ın aracı kendisine getirdiğini, aracı kendisinin almadığını söylemiş ve böylece suçunu dolaylı olarak ikrar etmiştir. 30.09.2009 tarihli sözleşme ile ...'a aracı ...'ın değil sanık ...'in sattığı anlaşılmıştır.

... mahkemedeki beyanlarında, sanığın beyanlarını kabul etmeyerek, aracı kendisinin müştekinin evinin önünden alıp getirmediğini söylemiştir. Sanığın anlatımlarını bozma öncesi destekleyen sadece tanıklar oğlu ve yanında çalışanlardır. ... aracı sanığın kendisine sattığını söylemiş ve bunu gösteren sözleşmede sunmuştur. (Her ne kadar sözleşmede suça konu aracın plakası yazmasa da sözleşmede bahsi geçen aracın suça konu araç olmadığı yönünde hiç bir aksi beyanda yer almamıştır.) Yine beyanlarda tanık ...'nın da aracı ...'ın müştekinin evinin önünden alıp getirdiğini gördü denmesine rağmen tanık bu beyanı doğrulamamıştır.

Bozma öncesi müşteki ... ve tanık ...'in de sanığın savunmasını destekler nitelikte beyanda bulunmamışlardır.

Mahkemenin verdiği karardan sonra tanık ...'ın UYAP'tan yapılan incelemede öldüğü anlaşılmıştır. Dairemizin iftira suçundan verdiği bozma kararı sonrası yapılan yargılamada müşteki ... şikayetçi olmadığını ve mahkeme aşamasından sonra öğrendiğine göre ...'ın evinin önünden aracı aldığını ve bunu kendisinin söylediğini söyleyerek farklı beyanda bulunmuştur. Aynı şekilde ...'de daha önceden söylemediği şekilde tanık ...'ın sanıkta bulunan yedek anahtarla aracı müştekinin evinin önünden alıp, sanığa verdiğini söyleyerek farklı beyanda bulunmuştur.

Tüm bu anlatımlar ışığında; sanığın suça konu aracı ...'a sattığını hiç kabul etmemesi, ...'ın suça konu aracın sanık tarafından kendisine ve kendisi tarafından da müştekiye satıldığını gösterir sözleşmeler sunması, ...'ın suça konu aracı kendisinin yedek anahtarla müştekinin evinin önünden aldığını kabul etmemesi, bozma öncesi alınan tanık anlatımları, suça konu araca ilişkin dosya kapsamındaki sözleşmelere herhangi bir itirazın olmaması, ayrıca başka sözleşmelerin de olduğuna ilişkin bir bilgi ve beyanın olmaması, sanık ile müşteki arasında dosyaya yansıyan bir hukuki ilişkinin olmaması, itirazdaki talebin sadece ölü tanık ...'ın da hırsızlık eylemine katılıp-katılmadığı konusuna ilişkin olabileceği kabul edilerek ;

Dairemizin anılan kararında usul ve Yasa'ya aykırı bir yön bulunmaması nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 14/08/2017 tarih ve 2017/16814 sayılı itiraz dilekçesinde ileri sürülen düşünce yerinde görülmediğinden REDDİNE,

Dairemizin 27.10.2015 tarih, 2015/4600 Esas ve 2015/8348 Karar sayılı kararının kaldırılmasına yer olmadığına, itirazın incelenmesi için dosyanın 5271 sayılı CMK’nın 308/2. maddesi uyarınca Yargıtay Ceza Genel Kurul Başkanlığı'na GÖNDERİLMESİNE, 02.10.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2017/3183, K. 2017/10885, 2 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İtiraz Nedenleri
  4. Anlatım Ve Talep
  5. İtiraz Nedenleri
  6. Sonuç Ve İstem
  7. İtirazın Kapsamı
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
17. Ceza Dairesi
Esas No
2017/3183
Karar No
2017/10885
Tarih
2 Ekim 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2017/3183 K.2017/8489
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2017/3184 K.2017/4754
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2017/3184 K.2017/8718
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2017/3185 K.2017/6050
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2017/3186 K.2017/10872
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2017/3187 K.2017/10907

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.