KÜNYE
17. Ceza Dairesi 2018/6306 E., 2019/2282 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
- Hükümler
- Mahkumiyet
Karar Metni
313 kelime·2 dk okuma
Yerel mahkemece suça sürüklenen çocuklar ... ve ... ile sanık ... hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından verilen hükümler temyiz edilmekle, başvuruların süresi ve kararların niteliği ile suçların tarihine göre dosya görüşüldü:
Suça sürüklenen çocuk ... hakkında yerel mahkemece zorunlu müdafii olarak atanmış herhangi bir müdafii bulunmadığı, hükmün tefhim edildiği Av. ...’ın sadece suça sürüklenen çocuk ... için zorunlu müdafii olarak atandığı ve adı geçen müdafii tarafından verilen 20/11/2014 tarihli temyiz dilekçesinde de açıkça sadece suça sürüklenen çocuk ... müdafii olduğunu belirttiği ancak 13/03/2015 tarihli temyiz dilekçesinde ise; suça sürüklenen çocuklar ... ve ... müdafii olduğunu belirtmesine karşın, suça sürüklenen çocuk ile Av. ... arasında vekalet sözleşmesi yapıldığına dair dosyada herhangi bir bilginin yer almadığı,
suçu sürüklenen çocuk ...’in yakalama üzerine alınan ifadesinde müdafii olarak Av. ...’in bulunduğu ve suça sürüklenen çocuk ...’in, süresinden sonra temyiz dilekçesi veren Av. ...’dan haberinin olduğu yönünde dosyada herhangi bir bilginin bulunmadığının anlaşılması karşısında.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18/03/2008 gün ve 2008/9-7 Esas, 2008/56 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, suça sürüklenen çocuğun zorunlu müdafii atandığından haberdar edilmediği durumlarda müdafiine yapılan tefhim veya tebliğ kendisine bağlanan hukukî sonuçları doğurmayacağından; kendisi hakkında Av. ... tarafından temyiz dilekçesi verildiğinden haberdar olmayan suça sürüklenen çocuk ...’in yokluğunda verilen 20/11/2014 tarihli kararın, Av. ...’ın yüzüne karşı verildiği ve adı geçen Av. ... tarafından temyiz edildiğinin anlaşılması karşısında;
Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2018/6306, K. 2019/2282, 25 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama