KÜNYE
17. Ceza Dairesi 2019/1022 E., 2019/13220 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi, resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
264 kelime·1 dk okuma
Yerel mahkemece sanık hakkında verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suçların tarihine göre dosya görüşüldü:
1)Sanık hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan doğrudan hükmolunan adli para cezasının miktar ve türüne göre; 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Yasa'nın 26. maddesi ile 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3000 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından, sanık ...’in temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2)Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Dosya içerisinde yer alan, sanık savunmaları, katılan ve tanık beyanları doğrultusunda, sanık ...’in alınan savunmasında ısrarla aracın baldızı ...’in imam nikahlı eşi olan ...’a ait olduğunu, kendisinin aracı 1 yıl kadar kullandığını ve...’in bu durumdan haberdar olduğunu, aracın çalıntı olduğuna ilişkin bilgisinin bulunmadığını beyan ettiği, tanık ...’a ulaşılamadığından beyanının alınamadığının anlaşılması karşısında; sanığın savunmasının doğruluğunun tespiti hususunda tanık...’in temini ile... plakalı aracın kime ait olduğu, sanığa kullaması için bırakıp bırakmadığı, sanığa aracı teslim ettiği tarihte plakasının ... olup olmadığı,
...’ın açık adresini bilip bilmediği hususlarında beyanı alınmadan ve sanığın suçu işlediğine ilişkin delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde tartışılmadan eksik kovuşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2019/1022, K. 2019/13220, 24 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama